“Evet, rüyam bunu gösteriyor. Ben de inanıyorum buna! Kadını sevmek demek, yaşamdan nefret etmek demektir!” “Anlayamıyorum Friedrich. Yine bilmece gibi konuşuyorsunuz.” “Demek istediğim şu: İnsan güzel bir tenin altındaki çirkinliği görmemek için gözlerini kör etmeden bir kadını sevemez; derinin altında kan, damarlar, yağ, sümük, dışkı; bu fizyolojik iğrençlikleri görmez. Âşık insan kendi gözlerini çıkarmalı, gerçeklerden ödün vermelidir. Benim için ise böyle bir gerçekdışı yaşam, yaşarken ölmek demektir!”
Hiçbir şey her şey demektir! Güçlenmek istiyorsan, önce köklerini hiçliğin derinlerine gömmeli ve en yalnız yalnızlığınla yüz yüze gelmeyi öğrenmelisin.
Nefret ettiğim iki şey arasında seçim yapmak zorundayım, ya aklımın tiksindiği düşleri seçeceğim ya da duyularımı dehşete düşüren eylemi; başka bir deyişle, hamurumda hissedemediğim eylem ya da şimdiye kadar hiç kimsenin mayasında olmayan düş. Sonuç olarak her ikisinden de nefret ettiğime göre tek çare seçim yapmamak, ama bazen ya düş kurmaya ya eyleme geçmeye mecbur kalıyorum ki, o zaman da ikisini birbirine karıştırıyorum.