Alper Aksu

Alper Aksu
@Wakuol
Biyolog
Antalya
İzmir
6 okur puanı
Ocak 2016 tarihinde katıldı
Tarihimiz, özgürlükten kaçınma yolunda bir çabadan ibarettir. Çoğunlukla, direnmek ya da yaratmaktan çok, uyum sağlamaya çalışmışızdır. O direnen, bir şey yaratan ve bu uğurda yaşamlarını bile feda eden birkaç kişi bizim gerçekte olmayan kişiliklerimizin bir yalanı, bir söylencesi haline geliyor. Bu yalanların somut temsilcisi olan kahramanlar, bizim tutsaklık ar- zumuzun birer kanıtıdır. Özgürlük içinde yaşamaya cesaret edemediğimiz için, bu işi tapındığımız kahramanlara havale ediyoruz. Kahramanlar, içimizdeki totalitarizmin karakteristik örnekleridir. Onlar aynı zamanda, totaliter yönetimler için de vazgeçilmezdirler.
Felsefe
Reklam
Buda Thera'yı gelip kendisini görmesi için davet etti. Thera huzura çıktığı zaman, Buda ona şöyle sordu, "İnsanlar yalnız yaşamayı sevdiğini ve tek başınalık çalışmasını vaaz ettiğini söylüyorlar. Bu doğru mu?" Keşiş, "Evet, Efendim, doğru," diye yanıtladı. Buda sordu, "Yalnız yaşama tarzın nedir?" Keşiş yanıtladı, “Dilenmek için köye yalnız başıma yürüyorum. Köyden yalnız ayrılıyorum ve tapınağa yalnız geliyorum. Gün ortasındaki öğünü yalnız yiyorum. Oturma meditasyonunu yalnız yapıyorum." Buda şöyle dedi, "Keşiş Thera, yalnız yaşadığın doğru. Buna karşı çıkamam. Fakat sana yalnız yaşamanın çok daha zevkli, çok daha derin ve mükemmel bir yolunu anlatmak istiyorum." Sonra Buda ona öğretti, "Geçmiş olanı bırak gitsin. Henüz gelmeyeni bırak gitsin. Şu anda olanı derinden gözle, fakat ona bağlanma. Bu yalnız yaşamanın en mükemmel yoludur."
Felsefe
"İnsanlar, birbirlerine kendi senaryoları doğrultusunda roller verip, karşılarındakilerden bu rolleri gerçekleştirmesini bekler oldular. Sonuç, düş kırıklıkları, kızgınlıklar ve kendimiz den kaynaklandığını bir türlü kavrayamadığımız yalnızlık."
Sayfa 10·Kitabı okudu
Bütün kitapçı dükkanlarında yabanıl bir Darwinci mücadele vardır; yaşayanların yapıtları göz hizasına yerleşir, ölülerin yapıtlarıysa en üstlere ya da en altlara dizilir- altlar cehennem, üstler taht misali, ama ne olursa olsun, göze çarpacak bir konumda bulunmazlar.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Edebiyat
“Evet, rüyam bunu gösteriyor. Ben de inanıyorum buna! Kadını sevmek demek, yaşamdan nefret etmek demektir!” “Anlayamıyorum Friedrich. Yine bilmece gibi konuşuyorsunuz.” “Demek istediğim şu: İnsan güzel bir tenin altındaki çirkinliği görmemek için gözlerini kör etmeden bir kadını sevemez; derinin altında kan, damarlar, yağ, sümük, dışkı; bu fizyolojik iğrençlikleri görmez. Âşık insan kendi gözlerini çıkarmalı, gerçeklerden ödün vermelidir. Benim için ise böyle bir gerçekdışı yaşam, yaşarken ölmek demektir!”
Reklam