welat

Bir çoban yanılgıya düşerse öteki çobanlardan ayrı tutulmalıdır; ama eğer koyunlar çobanlara güvensizlik duymaya başlarsa vay halimize.
Alıntı
Reklam
Bazen bize soruyorlar bu kadar şehit var nasıl yaşıyorsunuz. Oturup düşünemiyoruz onun için. Oturup düşündüğümüzde, anlattığımızda yapamıyoruz yani. Yürümüyor  yaşam  o noktadan sonra. Kalp beyin kaldırmıyor yani. Farkettim ben bunu. Bazen eğitim alanlarına çekiyorlar bizi. Biraz daha böyle savaşın az olduğu alanlara çekiyorlar. Ben halen yazamıyorum mesela şehit üzerine yazı yazamam. O zaman farkettim yani nasıl kaldırmışım bunu. Yaşarken içindeyken onu hissetmedim şimdin hissediyorum. Kaldıramıyorum da yani. Şimdi nasıl o zaman yaşadım. Şeyi farkettim.Her gün yaşaman gerekiyor, ayakta kalman gerekiyor. Budur yani doğru olan. Diğer yüklerin hepsini hafifletiyorsun aslında bir çeşit. Nasıl yapıyorsun bilmiyorum, insani bir şey de değil aslında.Ya da nasıl yaptığımızı tam bilmiyorum. O beyin ve kalp dengesini nasıl kuruyoruz. Ama şunu farkettim yani ağırlığıyla yaşamıyoruz, sadece içinden geçiyoruz. Ağırlığını hissettiğin an yaşam durur aslında. Atakan Mahir/ Bakur belgeselinden
Edebiyat
Yoldan geçenleri, sarmısak için yamaçlara çıkanları, balık için  yol kenarında durup olta atanları izliyoruz. Bizden habersiz olanları.
Edebiyat
Ne kadar da aza çekiyoruz lanet okunasıca bu yaşamdan istediklerimizi.
Edebiyat
Ben olsam, bayramın  'verme' kısmına takar herkese sevdiğini hediye ederdim. Analara çocuklarını, sevenlere sevdiklerini mesela. Uzaktakileri yakın etmek, ayrılıkları buluşmaya çevirmek iyi olabilirdi.
Edebiyat