"Hepimiz ölecek yaştayız"
Deniyorum, arıyorum ve bazen çuvallıyor,saçmalıyorum.
Kibir, acziyet ve var olma kaygısı içinde insan olmaya, insan kalmaya çalışıyorum.
Saçını süpürge olarak görüyorsan saçımı süpürge ettim diye de feryat etme. Zorla güzellik olmaz. İnsanlara da dert yanıp, onları ifrit etme. Mazoşist misiniz çözemedim, hem kendine eza çektiriyorsun, bile bile, hem de şöyle dertliyim, böyle fenayım.
Koyun musun kardeşim sen? Ne diye yatıyorsun masaya!
Ya fırlat bıçağı ya da kaç!
Ya çek acını sus, ya da koy sınırını çöz!
Allah usumuzu kullanma kolaylığı versin, hepimize, ne diyim.
Kendinize dikkat edin, kimsenin anası babası değilsiniz, siz başkasının omuz yükünü taşıdınız diye omuzlarınız çökünce sanmayın ki sizin gibi biri olacak sizi taşıyacak. Kimse kimseyi taşımasın, "Hasbünallahü ve nimel vekil"
Önce aynaya sonra başkalarına, hadi eyvallah...
Sana benden ufacık bile varsaBende ben kalmaz başkaBana sorma, beni sor sanaBeni, sorsanaBulmam arasam daara araSen de araBulma, ararsam senibeni araBeni an trabzandayım, anladığındaAnlat vardığında, varımsa vardığımızıVarmaz anta var olmaktadır anda
"Firavun'a karşı olmak yetmez,Musa'nın yanında olmak gerekir"
Muhsin Yazıcıoğlu
Bir gün bahar gelince
Kan gülleri topraktan fışkırınca
Filistin'i sarınca kokusu
Çocuklar,
ana baba olunca
Yetim ve öksüz vatana.
Hangi deliğe saklanacağız,
mahcubiyetten kırıldığımızda?
Şeytan bile bizi yuhalıyorsa
Düşman eli kardeşten yakınsa
Toprak bile bizden tiksinecekse
Şu nefese değer miyiz, söyle!
Kardeşi açken yatan bizler, kimiz?