Bu hareketsizliğin, Korkuya dayanan bu tereddüdün daha zararlı olduğunu, İnsan münasebetlerinde bir noktada taş kesilmiş gibi kalınmayacağını, İleriyi atılmayan her adımın insanı geriye götürdüğünü ve yaklaştırmayın anların muhakkak uzaklaştırdığını karanlık bir şekilde seziyor ve içimde sessizce yanan, fakat günden güne büyüyen bir endişenin yer etmeye başladığını hissediyordum.
İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.