Bütün aptal aşıklar , aşkın kendilerine has olduğuna inanırlar. Onlara sorsanız, daha evvel kimse o cümleyi kurmamış, o şarkıyı dinlememiş , o yağmurun altında el ele yürümemiştir. Söylenmedik söz, okunmadık şiir, dinlenmedik şarkı kalmadığını ; içinden geçtikleri her minik an ve his kırıntısının dünya dönmeye başladığından beri yaşandığını , döndükçe de tekrarlanacağını , yani pek de öyle hususi sayılamayacağını bilmez yahut bilmezden gelirler. Bilmezden gelmek , kadim bir ayakta kalma yöntemidir.
Çok tuhafıma gitti. Bir adam öldü ya… bir adamın beyni patladı. Ne bileyim … insan kıyamet kopacak falan sanıyor. Abimde de kopmamıştı, ağırına gidiyor insanın.