Yaşamın gerçekte intiharının düşündürdüğü kadar üzücü değildi. Ama senin içindeki üzüntü seni anımsayanlarınki kadar büyük değildi. Sen sonunda boşluktan başka bir şey bulamama tehlikesini göze alarak mutluluğu aradığın için öldün. Bulduğun şeyin ne olduğunu öğrenmek için bizim de ölmemiz gerek. Ya da bizi bekleyen şey sessizlik, ıssızlıksa , bir daha hiçbir şey öğrenmemek için.
Beni üzgün değil , ağırbaşlı kılıyorsun. Yola gelmez hoppalığıma zarar veriyorsun. Aşırı düşüncesizce davranıp da , nedendir bilmem , yüzün gözümün önüne gelince çevremdeki insanlara önem vermeye başlıyorum yeniden. Birtakım şeylere değer verir oluyorum, pek huyum değildir oysa.
İnsanoğlu dünyadaki yerini büyütmek , bedeninin ve belleğinin sınırlarını genişletmek ister. Ama bu yolda pek öyle sıkıntıya da gelmez, çaba göstermekten kaçınır , tehlikeyi göze almaz.