Okşama gözleri vardı ;gelgit eden parmaklarıma
Aşklardan gelenleri; aşkı da bir kullanışlı yapan
Caz bakmaları, düğün bakmaları, dudaklar taşıyan bakmalar
Bakmalar, ateşte, suda, havagazında
Ateşten, sudan, havagazındandı gözleri.
Kar gözleri; soğuk- güzel , buğu gözleri hamamlarda
En harlısı bu: savaşlarda, en ışıksızı ölülerdeki;
Bitti gözleri onlar bitti...
Duymakla, atların çıngıraklardan duyduğunu
Bir ateş yakımını dağda
En korkulu çağ bu , onu altımızdaki şehirlerden çıkarıyoruz
Küflü ev süsleri , geyik durmalı bir hayvan
Bizi bakmıya zorluyorlar ayrıca.
Şimdi bir aydınlığı durduruyor
Beyazlar giymiş üç kişi
Deli ediyor onları boşlukta
Bir pencere az
Bir pencere kaybola kaybola...
Bir Süleyman gördüm hiçbir yanı kımıldamıyor
Oturmuş bir iskemleye
Pek de oturmuşluğu yok iskemle ayaksız
O nasıl şey , bu adam soyut mu ne?
Baksan bir ilgisi var elleriyle
Uzamış, uzamış ,uzamış doğrusu elleri
Sevmeye domuzlanıyor gittikçe
Konuştum konuşmuyor
Dürttüm dürtülmüyor
Kızdım, bir pıçak salladım karnına
Aaaa!
Yok yahu bana mısın demiyor.
Şaşırdım, yokladım kendimi iyice
Bir çağ mı değiştik sabah sabah ne?
Artık ölüm insanlardan olmuyor...
Binlerce örnek de gösteriyor ki dünya böyle çabuk şifa aramaktan hep zarar görür: Halinde genel bir iyileşme olmadıkça, bir an dertler kurtulması iyileşmesi demek değildir.