Sevgi, sevdiğin öldünce azalmıyordu. Azalsa zaten adı sevgi olmazdı. Yunus Emre'nin " Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil" dediği ten, o'nun o gün ışığında ışıldayan teni idi. Can dediği zaten bende gizliydi.
Paolo Coelho kitaplarını çok merak ediyordum ve her zaman okuma listemde eklenmiş bir vaziyetteydi. Kitap belki de beni kitapçılarda satın almamı bekliyordu.
Kitabı bana canım arkadaşım hediye etti.
Şunu söyleyebilirim ki, şimdiye kadar tanımış olduğum ve kitaplarını okuduğum Yazarlardan çok daha farklı bir üslubu Var Paolo Coelho'nun. Hayran kaldığım bir üslup. Hikaye içerisinde beni etkileyen o kadar çok Çarpıcı ve etkileyici cümleler vardı ki. 'Bu kitabı neden daha önce okumadım? Dedirtti bana.
Simyacı'nin hikayesini, heyecanla okudum. Ve evet. Paola Coelho hiç bir yazara benzemiyor...
Genç Endülüs Çobanınım bu Yolculuk serüvenini ve yaşamını heyecanla okudum. Ve evet Kitabın arka kapağında yazdığı gibi;
"Simyacı'yı okumak, herkes daha uykudayken şafak vakti uyanıp güneşin doğuşunu izlemeye benzer."
Güzel Kitaplarla kalin haytulemel