Yalnızlığı soruyorlar, yalnızlık,
Bir ovanın düz oluşu gibi bir şey.
Hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Kan görmeye dayanamam mı sanıyorsun? Beni o kadar zayıf mı sanıyorsun? Senin bütün cinsinin şunun gibi kan içinde yüzdüğünü görmek isterdim. Senin kafatasını kendime içki kadehi yapmak, ayaklarımı yarılmış göğsünün içinde yıkamak, yüreğini pişirip yemek isterdim!
Beni zayıf sanıyorsun, sırf rahmim hayat meyvesini vermek için senin tohumlarını arzuluyordu diye seni sevdiğimi sanıyorsun!
Senin dölünü yüreğimin altında taşımak, onu kendi kanımla doyurmak, senin çocuklarını doğurup ismini almak istediğimi mi sanıyorsun?
Sahi, senin adın ne? Bugüne dek soyadını duymadım, hatta belki yoktur bile. Hırsızın karısı, kapıcının karısı falan diye çağıracaklar herhalde beni.
Ulan boynunda benim tasmamla gezen köpek! Ulan düğmelerinde benim armamı taşıyan uşak parçası! Bir de seni aşçımla paylaşıp kendi hizmetkârımı mı kıskanacağım? Ay ay ay! Beni korkak mı sanıyorsun! Kaçmak istediğimi mi sanıyorsun! Hayır, kalacağım. Kıyamet kopacaksa kopsun bakalım!