L

L
@Xaining
You can't bribe the door on your way to the sky'
22 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
4/10
·240 syf.··
2017 14. kitabı
Zayıf. Tek kelimeyle anlatmam gerekirse, zayıftı. Gerek Türk yazarlardan, gerekse yabancı yazarlardan polisiye okumaya bayılırım. Futbola da ilgili bir insan olduğum için ilk gördüğümde ilgimi çekti ve aldım. Fakat büyük bir hayal kırıklığıydı. Hem polisiye, hem de futbol arka planda kalmıştı. Kurgusu ise çok zayıftı. Kötü bir temele dayanılarak yapılan kötü bir bina gibiydi. En ufak depremde yıkıldı. Polisiyeden çok entrika üzerine kurulmuştu. Hiçbir şekilde gizem yoktu, ileride ne olacağını merak ettirmiyordu ve bence bu bir polisiye kitap için büyük eksiklik. Futbol sadece bir futbolcunun öldürülmesi ve şirket sahibinin bir futbol takımı olmasıyla kitaba sonradan dahil olmuş gibiydi. Çok basit bir hikâye. Futbol ve polisiye çok daha iyi bir şekilde harmanlanabilirdi. İkisi de geri planda kalmadan, biraz gizemli, biraz daha sağlam karakterler ve sürükleyici bir öykü olsa, 9/10 belki de 10/10 bir kitap olabilirdi. Fakat yine de Cemil Oker'in yazım dilini beğendim ve bir şans daha vermeyi çok isterim.
Kramponlu CesetCelil Oker · Altın Kitaplar · 2015520 okunma
Reklam
8/10
·64 syf.··
2017 3. kitabı
Gerçekten, Zweig okurken insan zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor. Sizi muhteşem öyküleriyle kendi dünyasına çekiyor. Böyle bir kitap okuyup da etkilenmemek elde değil. Çok etkileyici bir dil kullanmış yazar bu kitapta. Uzun, afilli cümleler, her zamanki gibi sağlam karakterler ve insanın "Keşke yüzlerce sayfa olsa da bitmese" Diye düşündüğü bir kitap. İlk birkaç sayfada, beni tam tutamasa da, ileride kesinlikle bitmesini istemedim. Kullanılan dil olsun, geçişler, karakterler ve kitabın tümü, çok fazla etkiliyor insanı. Doktor'un anlattığı hikâyeyi dinlerken, sanki siz de o gemide, onlarla birlikteymiş gibi bir hisse kapılıyorsunuz. Sanki karakterler kitapta değil de, yanınızdaymış, yıllardır arkadaşınızmış gibi bir hisse kapılıyorsunuz. Şimdiye kadar, Zweig'ın hiçbir kitabı beni hayal kırıklığına uğratmadı. İleride de aynı şekilde devam edeceğini umuyorum.
Edebiyat
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,6bin okunma
5/10
·88 syf.··
2017 2. kitabı
Bir insanın, kendi çıkarları doğrultusunda diğer insanları nasıl umursamadan kullanabileceğini çok güzel ortaya koyan bir kitap. Kullanılan insanın ise duygularının nasıl incindiğini, nasıl hissettiğini açıkça belirmiş Zweig. Karakterlerin psikolojik yapısı çok güzel bir şekilde kurgulanmış, üzerinde düşünülmüş. Bu denli kısa bir kitapta duyguların bu denli güzel anlatılabileceği kimin aklına gelir? Benim için diğer Zweig kitaplarının biraz altına kalmış olsa bile, Zweig'ın ustalığını yine ortaya koyduğu bir kitap olmuş.
Edebiyat
Yakıcı SırStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202551,3bin okunma
6/10
·416 syf.··
2017 16. kitabı
Psikiyatrist'i okumadan önce, çok büyük umutlarım vardı. Çünkü Wulf Dorn, günümüzün belki de en çok tanınan psikolojik gerilim yazarı. Kitabı okuyan herkesin bir şekilde gerilmesi beni daha da fazla umutlandırdı çünkü kolay korkan, gerilen bir insan değilim. Kitabı okumaya başladığımda, ilk 100 sayfa tepkisizdim. Yine de bir şans verdim, kendime de, kitaba da. Sonuç yine hüsran, yine istediğime ulaşamadım. Kitabı tamamen duygusuz olarak okudum, bende bir korku uyandırmadı. Ama buna rağmen, kurgusu mükemmel bir şekilde düşünülmüş ve planlanmış bir kitap. İleride ne olacağı konusunda insanda kesinlikle merak uyandırıyor. Karakterlerin, olayların, genel itibariyle kitabın bir birikim sonucu ortaya çıktığı çok belli ve bu birikim, çalışma meyvesini en güzel şekilde vermiş. Böyle bir kurgunun, gerilim diye adlandırılarak harcandığını düşünüyorum. Bir gerilim kitabı olarak mükemmel denebilecek bir kitap değildi fakat kurgusu gerçekten muazzam.
Edebiyat
PsikiyatristWulf Dorn · Pegasus Yayınları · 201611,4bin okunma
5/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2017 20. kitabı
Herhalde, yazarın en kötü kitabıdır Isla Ve Mutlu Son. Lola'yı okuduktan sonra, bunun da o kitap gibi tatlı, kolay okunur, sürükleyici bir aşk hikâyesi olmasını beklemiştim. Çok yanılmışım. Karakterler çok basit. Hiçbir özellikleri yok. Herhangi bir aşk hikâyesinde olabilecek "Kız, hoşlandığı çocuk ve herkesin sevgilisi sandığı yakın arkadaşı" Modunda ilerliyor. Hikâyenin de hiçbir özel, özgün tarafı yok. "Kız, çocuktan hoşlanıyor, çocuk içine kapanık,kızın yakın arkadaşını sevgilisi sanıyor ve içten içe o da kızdan hoşlanıyor, sevgili oluyorlar kızın yakın arkadaşı kıskanıyor." O 300 küsür sayfa işkence gibi geldi bana. Hiçbir şekilde kendini okutmuyor ve hikâye bir türlü ilerlemiyor. Artık bir şeyler olsun, hikâye farklılaşsın diye yalvaracak duruma geliyorsunuz. 5 yaşında çocuk bile daha özgün bir aşk hikâyesi yazabilir bence. Lola Ve Komşu Çocuk'taki sıcaklık hiçbir şekilde yok. Belki de bütün kitapta eğlenerek okuduğum 10 sayfa bile yoktur. Dünyanın en basit, olmasa da olur kitabıydı benim için.
Edebiyat
Isla Ve Mutlu SonStephanie Perkins · Yabancı Yayınevi · 20161,498 okunma
Reklam