Günümüzde bir insan yetenekli, nazik ya da zeki olarak tanımlandığında, bunun genetiğine ya da çevresinden kaynaklandığına inanılır. Ama eski düşünürler, bir kişinin eski yaşamlarında yaptığı seçimlere bağlı olarak belirli niteliklere sahip olduğunu ya da ol madığını düşünmeyi tercih ediyorlardı.
Bir kişinin iyi nitelikleri, daha önceki bir yaşamında yaptığı iyi hareketlere bağlanırdı. Diğer taraftan, kötü niteliklere sahip olan bir kişi de eski seçimlerinin bir ürünüydü. Her bir düşüncenin, kelimenin ya da eylemin ve hatta eylemsizliğin bile kişinin ruhani ilişkilerinde derin etkilere sahip olduğuna inanılıyordu.
Kadın: Saçımı kestireyim mi?
Erkek: Olur.
Kadın: Ama kıyamıyorum.
Erkek: Öyleyse kesme.
Kadın: Canım değişiklik istiyor.
Erkek: O halde, kes.
Kadın: Bana akıl vermeyi bırak, delilere verir gibi !
Erkek: Eğer nasıl hoşuma gittiğini bilmek istiyorsan, sana derim ki uzun saçlı . Bunu biliyorsun.
Kadın: Beni tanıdığında kısaydı.
Erkek: Ve sana tam olarak ne dediğimi hatırlıyorum: "Ne güzel olurdun uzun saç ile." Kadın: Ama herkes kesmemi söylüyor.
Erkek: Bu durumda, kuaföre git ve bırak uyuyayım, lütf e n. Bu nu senden Allah rızası için istiyorum.
Kadın: Peki nasıl kestireyim? Kat kat mı yoksa kareli perçeml i mi?
Erkek: Kat kat.
Kadın : Bana yakışacağını sanmıyorum çünkü saçım çok düz.
Erkek: Bırak perçemli olsun.
Kadın: Çok yorucu.
Erkek: Yorduğu zaman tekrar kestirirsin.
Kadın: O halde asla uzatamam.
Erkek: Eğer uzatmak istiyorsan kestirm e güzelim.
Kadın: Bana güzelim deme!
Erkek: Neden bana danışıyorsun bu şeyleri, eğer bir şey fark tirmiyorsa sana söylediklerim?
Kadın: Evet saçımın nasıl olacağı! senin için fark etmiyor. Ön celeri dibimden ayrılmıyordun hiç.
Erkek: O zamanlar bu kadar hantal değildin.