Toplum dışı kalıyorsunuz zamanla, kaçınılmaz bir şey bu. Bazen insan kendine soruyor şaşkınlıkla, acaba doğru gezegende miyim diye. Sözcükler bile bırakıp gidiyor sizi, bu kadar kötü işte.
Zincirdi bu. Bir ucunu sandalın başına, öteki ucunu belime dolamıştım. Sandalın döşemesinde bir delik açmalıydım önceden, işte diz çökmüş bıçağımla oyuyordum tahtaları. Delik küçüktü, çok yavaş yükseliyordu su. Her şey içinde, yarım saatimi alacaktı, bir terslik olmadığını varsayarsam...