Bîran

Bîran
@Xwendevan_21
Pavel dimdik ayakta duruyor, kolunu onlara doğru uzatarak bağırmadan, dupduru bir sesle sürdürüyordu: "Biz devrimciyiz. Ve birtakım kimseler yalnızca buyruk verdikçe, kimileri ise yalnızca çalıştıkça, devrimci kalacağız. Sizin, çıkarlarını korumakla görevli olduğunuz düzene karşı savaşmaktayız. Bu düzenin de, sizin de uzlaşmaz düşmanıyız biz; ancak sizleri yendikten sonra barışabiliriz. Ve yeneceğiz sizleri! Çıkarlarını savunduğunuz sınıf, sandıkları kadar güçlü olmaktan çok uzaktırlar. Köleleştirdikleri milyonlarca insanı feda ederek biriktirip korudukları bu servetler, yani bize egemen olmalarını sağlayan bu güç, kendi aralarında da düşmanlık, karşıtlık, çekişmeler yaratmakta, onları hem maddi, hem manevi bakımdan mahvetmektedir. Mülkiyetin savunması çok büyük bir gerilim gerektirir. Ve gerçekten de efendilerimiz olan sizler, topunuz bizden daha fazla kölesiniz. Sizin kafalarınız tutsakdır, bizim ise bedenlerimiz. Sizi manen öldüren ön yargıların ve alışkanlıkların boyunduruğundan kendinizi kurtaramazsınız. Oysa bizim içten özgür olmamıza kimse engel olamaz. Bize verdiğiniz zehirler, istemeyerek bilincimize akıttığınız panzehirlerden daha güçsüzdür. Bu bilinç durmaksızın büyüyüp gelişiyor, gitgide alevleniyor, üyesi bulunduğunuz sınıfta bile en iyi, manen sağlıklı ne varsa ardından sürüklüyor. Bakınız, daha şimdiden sizin gücünüz adına ideolojik mücadele yürütebilecek hiç kimseniz kalmamıştır. Tarihsel adaletin şamarına karşı sizi koruyabilecek tüm kanıtları tüketmiş durumdasınız artık. Fikir alanında hiç bir yeni şey yaratamazsınız, kafaca kısırlaşmışsınızdır. Oysa bizim fikirlerimiz boy atıyor, her an daha parlak bir ışık saçıyor, halk yığınları arasında yayılıyor ve onları özgürlük savaşına hazırlıyor. İşçi sınıfının büyük rolünün bilinci tüm işçileri bir can
Sayfa 388·Kitabı okudu
Eğitim
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Pavel konuşmasını sürdürüyordu: "Biz sosyalistiz. Bu demektir ki biz, insanları birbirlerinden ayıran, birbiri aleyhinde silahlandıran, birbiriyle çatıştıran, amansız bir çıkar karşıtlığı yaratan, bu karşıtlığı gizlemek ya da haklı göstermek için yalana başvuran, bütün insanları yalan, ikiyüzlülük ve kinle yozlaştıran kişisel çıkarlara karşıyız. Biz diyoruz ki: İnsanı, zenginleşmek için bir alet olarak gören bir toplum, insanlığa karşıdır, bize düşmandır. Onun ikiyüzlü ve yalancı ahlâkını kabul edemeyiz. İnsanın kişiliğine karşı gösterdiği edepsizlik ve gaddarlık bizi tiksindiriyor. Böyle bir toplum tarafından insanın bedenen ve ruhen köleleştirilmesinin bütün biçimlerine karşı, servet tutkusuyla ezilmesine karşı, savaşmak istiyoruz ve savaşacağız da. Dev makinelerden tutun, çocukların oyuncaklarına dek, her şeyi biz işçiler yaratırız, ama insanlık onurumuzu korumak için mücadele etme hakkından yoksunuz. Herkes, amacına erişmek için bizi alet olarak kullanma ayrıcalığını tanır kendisine. Şimdi biz, zamanla tüm iktidarı halka devredebilmek içingerekli özgürlüğe kavuşmak istiyoruz.Çalışmak, herkes için zorunlu olmalıdır. Görüyorsunuz ki isyancı değiliz biz."
Sayfa 387·Kitabı okudu
Siyaset
Ve Pavel ayağa kalktı. Ansızın bir’sessizlik oldu. Ana ileriye doğru eğildi. Pavel rahat bir tavırla söze başladı: "Ben bir patrinin üyesi olduğum için yalnızca kendi partim in m ahkem esini tanırım. Bu nedenle, kendim i savunmak için değil, avukat istem eyen öteki arkadaşlarım ın isteğini yerine getirm ek için konuşacağım . Sizin anlamadığınızı açıklam aya çalışacağım . Savcı, sosyalizmin bayrağı altında yaptığımız gösteriyi iktidara karşı ayaklanm a olarak niteledi ve bizleri boyuna çara karşı isyancılar diye tanımladı. Şunlu söylem ek isterim ki bizler için otokrasi, ülkeyi halkaları ara- sında tutan bir tek zincir değil, ancak ilk zincirdir, en elle tutuluru, ve biz halkı bu zincirden kurtarmalıyız."
Sayfa 387·Kitabı okudu
Siyaset
«Sana sormak istiyordum,» dedi, «nedir o habire okuyup durduğun kitap?» Pavel kitabını bıraktı: «Otur, anne...» Oğlunun yanına oturdu, doğruldu, pek önemli bir şey bekliyormuş gibi dikkat kesildi. Pavel anasına bakmaksızın, sert bir tonla, usulca konuşmaya başladı: «Yasak kitaplar okuyorum. Bu kitapları okumayı yasaklıyorlar, çünkü bizim işçi yaşantısı üzerine gerçekleri yazıyor orada, gizlice basılıyor bunlar. Eğer bizim evde bulurlarsa, beni hapse gönderirler... gerçeği bilmek istediğim için hapse tıkarlar. Anlıyor musun?»
Sayfa 18·Kitabı okudu
Siyaset
"Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şey yoktur. Kazanılması gereken bir dünya vardır."
Siyaset