İpek isminde bir kuzucuğun okur yazmaz babası, eşine aşık, anne ve babasına muhtaç orta halli bir öğretmen. Altında başkalarının gölgeleneceği ağaçlar diken bir doğasever yatırımcı. Nevi şahsına münhasır
“Muharebelerde herkes yiğitçe dövüşmez ki” dedi, “bakalım, bu nasıl bir adamdı? Nereden geldi? O ana kadar nasıl yaşadı? İçinde intikam hissi saklamak için insanın önce yılmamak gücüne sahip olması lazım. Bazısını şarapnel yıldırmaz da sefalet yıldırır. ‘Ben artık bitmiş bir adamım!’ der, buna da kendisini bir kere inandırırsa, insanın düşemeyeceği alçaklık çukuru kalmaz. Yılgınlık insanda hesap kitap, akıl mantık bırakmıyor.