S. İlban

S. İlban
@Yagmuril
Yıldız Teknik Üniversitesi
4 okur puanı
Mayıs 2026 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

S. İlban

, bir kitap okudu
Puan vermedi·440 syf.·
2026 11. kitabı
Josh Malerman
7.5/10 · 1.378 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Polisiye denince akla gelenlerde bugün
10/10
·590 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Ahmet Ümit’in ilk okuduğum kitabıdır, “İstanbul Hatırası”. Polisiye ve tarihin birleşimi…. Kitabın en sevdiğim yanı, cinayet hikâyesinin heyecanını tarihi bilgilerle çok doğal bir şekilde birleştirmesi. Her bölümde İstanbul’un başka bir yüzünü görmek mümkün. Özellikle tarihi mekânların anlatımı, İstanbul’a karşı ayrı bir merak uyandırıyor. Romanın temposu zaten hiç düşmüyor; bir yandan katilin kim olduğunu çözmeye çalışırken diğer yandan İstanbul’un geçmişine dair ilginç detaylar öğreniyorsunuz. Polisiye sevenler için sürükleyici, İstanbul’u sevenler için ise oldukça keyifli bir kitap olduğunu düşünüyorum. Not: Nejat İşler’in komiser Nevzat’ı canlandıracağı “İstanbul Hatırası” dizisi geliyormuş heyecanla bekliyorum Ahmet Ümit İstanbul Hatırası
Duygu ve Düşünce
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943bin okunma
İnsanlar ve Ruhları
"insanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar. .... hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hala kabul edemiyor musunuz? bütün yakınlaşmalar, bütün birleşmeler yalancıdır. insanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler, üst tarafını uydururlar; ve günün birinde hatalarını anlayınca, yeislerinden herşeyi bırakıp kaçarlar. ... muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı, ancak birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gidecekti. bir ruh ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu... biz ancak o zaman sahiden yaşamaya -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk. o zaman bütün tereddütler, hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbiriyle kucaklaşmak için, herşeyi çiğneyerek, birbirine koşuyordu"