Yağmur

Yağmur
@Yagmurluyumm
Sometimes I feel like Gregor Samsa.
Bütün çocukları ölmüştü. İşte o hala yaşıyordu. Yaşıyor muydu? Kendi gövdesinin herhangi bir nesneden öte ne değeri olabilirdi artık. Gereksiz yere yaşayan bir şey. Şimdi bilmediği bir evde, yabancı bir odada, kendi yokluğunun, yıkıntısının adı konamaz derinliğinde yatıyordu ve belki onun mezarı da burasıydı. Evet öyleydi, öyle olmalıydı. Odalar bomboş olacaktır yoksa, sofralar bomboş. Nasıl ve ne demeye yaşayacak ki, yaşarsa hep yüksek sesle konuşacak kendi kendisiyle giderilmez sessizlikleri yenebilsin diye.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Delice bir esriklikle koşturan, kapıları omuzlayan, ellerindeki baltaları savuran, damlara, pencerelere dinamit fırlatan gölgelere bakıyor. Evet birer gölge bunlar. Ama kim? Kimin gölgeleri? Onlar gibi kolları, bacakları, ve başları varken, aynı günlüj giysiler, aynı kasketler, pabuçlar içindeyken, onlar gibi şakalaşıp gülebilen, merhaba diyen, ekmeği, suyu, aşı onlar gibi yiyip içen, aynı yokluğu ve yoksulluğu yaşayan gölgeler. Kim yolladı onları, nasıl? Bahçe kapısında gözü. NİÇİN diye bir ses büyüyüp duruyor içinde. Neden, neden, neden? Bağırmalarını, ilenmelerini duyuyor. Çılgınlığın sesleri bunlar, kendini yitirmenin, yok olmanın...Coşturucu, saldırtıcı kargışlamalarını duyuyor, durmadan NİÇİN diyerek. Kim olduklarını ayırt etmeye çabalıyor. Biraz iyimserlik, biraz korkuyla, onları yatıştırmanın bir yolu olamlı, diye düşünüyor, zorlanarak. Orada kör ve tutkulu, aldatılmış bağırdıklarını biliyor, bir delilik nöbetine tutulmuş gibi saldırırlarken... Ama neden, diyor yine de. Yaşamımızın ve inancımızın ayrımı nerede keskinleşti? Nasıl, ne zaman, kim yaptı bunu ? Erkeklerimizle aynı kahvede tavla oynayan adamlar değil mi bunlar? Ne zaman biriktirdiler bu hıncı içlerinde, kim doldurdu? Kim kime ne yaptı? Aynı tarlalarda çapa salladığımız gençler değil mi bu gölgeler, aynı bayramları bölüştüğümüz, aynı düğünlerde oynadığımız, eşimiz, dostumuz, kirvemiz? Şimdi ne istiyorlar? Şaşkınlık, korku, öfke birbirine karışıyor. Bekliyor.
Sayfa 16·Kitabı okudu
Yaşamak şimdi var, şimdi yok. Bir hiçlik, bir karşı koyuş, bir büyük direnmeydi.
Sayfa 9·Kitabı okudu
İnsanlar yas halindeyken anlamsız davranışlarda bulunuyorlarsa, insan hayatının anlamı olmamasından ve yasın bu gerçeği açığa çıkarmasındandı.
Sayfa 224·Kitabı okudu
Hayatı boyunca bir manzara resminden ibaret olduğunu sandığı şeylerin gerçek olduğunu fark etti bir anda: Yabancı kentler gerçekmiş, ünlü sanat eserleri de, metro sistemleri de, Berlin Duvarı'nın kalıntıları da. Adı paraymış bunun; dünyayı gerçek kılan madde. İnsanı yoldan çıkaran, seksi bir nesne.
Sayfa 162·Kitabı okudu