Biz aydınlar, kurdun pençesi yakamıza yapışınca, dişleri ensemize geçince korkudan dilimiz tutulup haykırıyoruz. Daha önceleriyse gönlümüze göre gerçek uyduruyoruz:
Yok canım değildir, ne diye o olsun... İnşallah değildir.
Üstelik bu avuntunun adını da “iyimserlik” koymuşuz; Gerçekçi iyimserlik.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!