Doğduğum günden bugüne kadar hayat ne kadar çok değişti. Dünyada, ülkede, toplumumuzda her şey o kadar hızlı bir şekilde değişiyor ki bırak oğluma anlatmayı birçoğunu kendim dahi anlayamıyorum. Daha ben bu hayata kendimi adapte edemezken oğluma neyi nasıl anlatacağım?
Oğluma bir kazak örüyormuş, evinde gördüm. Anladım ki hiçbir şey yarım kalmış bir örgü kadar iyi anlatamaz ölümü. Hiç bitmeyecek ama illaki başlanmış, yarım, cıvıl cıvıl bir kazak. Oğlum hiç giyemeyecek onu mezuniyetlerinde. Çünkü ölüm sadece ölü olmak değil, artık yaşamıyor olmak da. Daha acı olan bu.