Niçin şehirlerdeki evlerimizin pencereleri büyük olsun da, köylerdeki evlerin pencereleri küçük cam parçalarından ibaret kalsın? Cam parçaları da kırılınca, onların yerlerini kâğıt ya da bezden paçavralarla kapasınlar? Acaba köylülerin, ışığa, ısıya ve temiz havaya daha mı az ihtiyaçları vardır?
... Kısacası, 'Bunu da biz ürettik' diyebileceğimiz hiçbir şeyimiz yok! Yurdumuza her şey dışardan ithal ediliyor. Hem de nasıl? Ateş pahasına değil mi? Bu eşyalar çok pahalıya mâl olduğundan, bedellerini peşin ödeyemiyoruz. Yabancı mallarım ancak taksitle satın alabiliyoruz. Bunun sonucunda da bu eşyaların fiyatları da kat kat yükseliyor. Ama biz gene yersiz ve abartılı övünmelere devam ediyoruz: 'Bizim ülkemiz dünyanın en zengin ülkelerinden biridir' diyoruz. Buna karşın insanlarımızın nasıl bir hayat yaşadıklarına dikkatle bakın!..
Okullarda çocuklara doğru dürüst bir eğitim vermiyorlar.
Hayatı anlamanın metodunu öğretmiyorlar; insanların ruhlarında gizlenmiş olan duyguları uyandırmıyorlar.
Milyonlarca insanımızın beyinleri, işlenmemiş çorak topraklar gibi duruyor, hiçbir meyve vermiyor.