Cumhuriyet döneminde özellikle Türkçü/Milliyetçi aydınların dilinde zafer günlerine çağrı, büyük ülkü, kahramanlık destanının ana parçası, çözülme ve çöküşten kurtulmanın tek çaresi gibi tanımları yapılarak yeni bir ruh oluşturulmaya çalışmıştı. Ancak hiçbiri Türk ordusunun 2018 yılında Kuzey Suriye'ye yaptığı Zeytin Dalı Harekatı sırasında bir gazetecinin tankın üzerinde hazırlık yapan bir askere sorduğu soru kadar tesirli ve yeni bir uyanışın habercisi olmadı. Gazeteci, "Nereye gidiyorsunuz?" diye sorunca asker "Kızılelma'ya!" cevabını verdi. Bu söz 1683'ten beri Türk askerinin dilinden dökülen, "tam da yerinde söylenen" en gerçekçi ifadeydi. Bu sözler, yüzyıllardır siyasi, sosyal, ekonomik, askeri buhranlarla boğuşan ve mücadele etmekten bıkmayan Türklerin kendilerine duydukları özgüvenin yansımasıydı. Bu özgüven öylesine bir ilhama dönüştü ki askeri sanayide yapılan atılımlarda da kendisini gösterdi. Türkiye'de üretilen ilk insansız savaş uçağına Kızılelma adı verildi.