Çin'de çekirdek bir ailenin hayatını anlatıyor kitap. Zenginken her şeyini kaybeden, açlıkla, ölümle, siyasi baskılarla geçen Fugui'nin hayatı. Duygusal, "hoş" bir aile hikayesi. Birbirine bağlı çekirdek aile nasıl olmalı onu çok güzel anlatıyor kitap.
Fugui gençliğinde soytarı yaşadığı için kitabın anlatım tarzı esprili, alaycı. Sonraları ise sorumluluk ile birlikte kitap da ciddi, sade, akıcı oluyor. Yazarın değişik bir anlatım tarzı var. Önce sonucu, sonra nasıl olduğunu, detayını anlatıyor. Mesela önce idam edildiğini söylüyor sonra nasıl gerçekleştiğini anlatıyor.
Tüm zorluklara rağmen, azimle yaşamak gerekir. Hayatın anlamı, değeri sadece "Yaşamaktır."
***Özet bilgi içerir.
Bütün malını kaybetmesi fakat bu sayede tarla sahibi olmadığı için komünistler tarafından idam edilmekten kurtulması enteresandı. Siyasi eleştiri de var kitapta. Önce tarla sahipleri idam edilip çalışanlara dağıtılması sonrasında onların da elinden alıp her şeyin devlete geçmesi gibi.
Oğlunun öldüğü bölüm çok acıklı.
Kitaptan bana kalanlar;
-Şimşek tanrıları bile insanlar uykudayken çakmaz.
-Bütün hayatı boyunca bize çalışmıştı, geleneklerimize göre, yaşlandıktan sonra ona bakmak bize düşerdi.
-Bir felaketten kurtulunca ardından güzel günler gelir.
-Dört kural vardır. Yanlış söz söyleme, yanlış yatakta uyuma, yanlış eşikten girme, elini yanlış cebe atma.
-Sonra bir gece, onun yanına uzandığımda, tam lambayı söndürmek üzereydim ki Jiazhen birden uzandı ve beni kendine doğru çekti, ışığı söndürmememi istiyordu. Sesi bir sineğin vızıldamasından bile zayıftı. Onu yan yatırmamı istedi. O gece eşim bana bakmaya doyamadı. Defalarca adımı söyledi. Fugui, Fugui, Fugui…
-Temiz olmak insanların işidir.
-“Umarım öteki dünyada da ömrümü yine seninle geçiririm.” Jiazhen’nin öteki