İçtimai liberalizmin insanlara vaadi: Cihanşumul dilencilik. (Nitekim siyasi liberalizmin armağanı da Cihanşumul kölelik) Herşey herkesin olacakmış. Herkes kim ? Toplum. Daima bir tecrit , daima hayali bir varlık ,hayali ve ezici..
"Secular" ve " profane" bir zihniyetle koymayı uygun gördüğüm her yasa kendi kutsal muhteviyatından boşaltılmış ve boşandırılmış olarak konulmuş olacaktır. İşte müslümanlar nezdinde demokrasi meselesinin kritik noktası burada ortaya çıkıyor. Şöyle ki, bu zihniyetle ben dini hükümleri uygulanmak üzere yürürlüğe koysam bu hükümler artık onun vahye ilişkin değerinden boşandırılmış sayılacaktır. Çünkü onu yürürlüğe koyan ben'im ,benim irademdir. Ben o hükmü yürürlüğe koymayı uygun gördüğüm gibi, yürürlülükten kaldırmayı da uygun görme hakkını ve yetkisini de elimde tutmakta olduğumu ifade ediyorum demektir. Burada egemenliğin kaynağının insan olduğu hususu öne çıkıyor.
Örümcek, güneş ışınlarına karşı parlayan güzel bir ağ örer ve sinekleri salonuna davet eder. Komünizm propagandası da örümcek ağı gibi çekicidir. Onun ağına bir millet düştüğü zaman, istibdat o milletin ruhi güçlerini kemirir ve bitirir
Şaşkın gönüllerden, yorgun dillerden, kurtuluşa ve kurtarıcılara özlem nidaları yükselmektedir. Bir kurtarıcıya doğru yönelmekte ve bu özlenen kurtarıcı da üstün meziyet ve özellikler aranmaktadır. İşte bu kurtarıcının ve kurtuluşun meziyet ve özellikleri sadece İslam'da mevcuttur.