Kitabın konusu oldukça güzel ve duygusal.Okurken bir film gibiydi.Dili de çok akıcıydı.Elinize alır almaz hemen bitecek bir kitap.Ama diyalogları çok basitti.Merak unsuru diyaloglarda kayboluyordu.Olayların çoğu inandırıcılığını kaybetmişti.Röportaj yapacağı kişinin hemen kabul edip özel sırlarını ona açması gibi olaylar var.Kitabın sonlarında da mantıksal bazı hatalar var.Spoiler vermemek adına söyleyemiyorum ama yaş hesaplaması yanlış yapılmış.Böyle ufak tefek bazı kusurlar var fakat hikayesinin güzelliği bunları götürüyor.Veradan çok ben Claire’ye kendimi yakın hissettim.Daha doğal bir karakter.
Kitabı almamda en büyük etken kitabın diğerlerine göre oldukça ucuz ve yeşili içeriyor olmasıydı.En sevdiğim renk olan yeşilin peşinden koşulan bir macerayı anlatıyor.Ben oldukça keyif aldım okurken.Helena,dayıları,Olivier,aşçı ve uşağı bile çok sevdim.Hatta o bilmiş adama bile alışmıştım.Onlar ne güzel aile olmuşlar öyle.Yeğenlerinin peşinden gitmeleri ve hayalini engellememeleri çok hoş.Hele ki o dönemlerde böyle modern yaşamak örnek alınası.En sonunda gerçekten hiç beklemediğim olaylar oldu.Jules Verne sen bu işi çok iyi yapmışsın.Ama ben yine de o şekilde hikaye bitsin istemezdim.Uzunca yorumlamamdan anlaşılacağı üzere bu kitap müthiş bi bilim kurgu ile tarihi roman karışımı.Mutlaka okuyun ve asla kitabın kapağına bakıp ön yargıya kapılmayın.
Yeşil IşınJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 2009578 okunma
Bence geçmişte bir doktorun yaşadıkları çok güzel anlatılmış.Bu kitabı bir doktorun yazmasının etkisi olsa gerek.Mutlaka okunması hatta tekrar tekrar okunması gereken bir kitap bence.İçerisinden çıkarılacak derslerle,tekrar tekrar okunması gereken cümlelerle dolu.Belki de bu kitabı bu kadar beğenmemin bir diğer nedeni rus edebiyatı olmasıdır.Rus edebiyatını gerçekten çok seviyorum.Anlatımı olsun ,dili olsun çok beğeniyorum.Bunda Bulgaristan göçmeni olmamın etkisi de vardır elbet.Giriş kısmını yeterince uzattıysam kitabın içeriğine geçebilirim.Bu kitabı ileride okumayı düşündüğüm için bir yandan da kendime not hazırlıyor gibiyim.O yüzden uzatmamı mazur görün.İlk kısımlarda Vladamir'in endişelerine tanık oluyoruz.Ne yapacağını bilememesi , o çaresizliği resmen gözlerimde belirdi.Ve çok gerçekçiydi.Halkın cahilliği,hastalıkların oldukça yoğun olduğu bir zamanda bile tedaviyi kabul etmemeleri hatta kültürlü olarak görünen bir adamın bile aslında ne kadar düşüncesiz davrandığını görüyoruz.Bu gerçekleri göz önüne seriyor.Doktorun gelişimine şahit oluyoruz bir yandan.En başta acemiyken sonrasında soğukkanlı ve alışmış -tecrübeli- olmasını izliyoruz.Tedaviyi kabul etmeyip kafa tutanların yanında ününü duyup saygıyla tedavi olmak için uzaklardan gelenler de var.İşte bu da iyi yanı.İçinizi ferahlatan tarafı.Doktorumuzun bir de kendi ekibi var.Sağlık memuru ve ebelerden oluşan.Hatta yazarın deyişiyle "Ordum".Kitabın sonlarına doğru bizim doktordan başka 2 tane daha doktorun hikayesine yer verilmiş.Bu en başta iyi bir fikir gibi gelmişti ama sondakini beğenemedim.Belki de o dönemler hakkında bilgi sahibi olmamız içindi ama bizim doktorun bir hikayesini beklerdim.
Herkese iyi okumalar
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ama dilini çok sevdim.Zaten anı kitabı olduğu için sanki çay içerken başından geçenleri içtenlikle anlatıyor gibiydi.Kitabı sadece okulun verdiği listede var diye almıştım ama aldığıma çok sevindim.Çünkü nadiren 5 puan vermeme rağmen bu kitap hak etti.Kitap çok akıcıydı.Dilde gereksiz betimlemeler yoktu.Ayrıca dönem hakkında bir çok bilgiye sahip olup şimdiyle karşılaştırma imkanı sağlıyor.Konusu ise sürgünün hayatı olumlu ve olumsuz olarak değiştirmesi sonucu yazarın başından geçenler oluşturuyor.
(Bodrumdan ayrılışın asıl sürgün olması kısmı benim için çok etkileyiciydi.)
Mavi SürgünHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 20222,112 okunma