Spoiler yememe rağmen sonunda gözyaşlarımı tutamadım. Acımak akıcı, sürükleyici bir kitaptı. Bir günde bitirme nedenim de buydu. sıkmayan, gereksiz uzatmayan bir anlatımı var.
Kitapta öğretmen Zehra'nın, babasının günlüğünü okuyunca yıllarca inandığı şeylerin aslında kocaman bir yalan olduğunu öğrenmesi anlatılıyor. Bu süreçte önyargının ne kadar yıkıcı olabileceğine şahit oluyoruz. İnsan bazen hiç sorgulamadan inanıyor ve bunun bedeli ağır olabiliyor.
Zehra'la günlüğü okudukça, hayatta umutla bakan babası Mürşid'in yavaş yavaş karanlığa batmasına, umutsuzluğa sürüklenmesine , yaptığı yanlış tercihlerin hayatını nasıl etkilediğine , aile dediklerinin onu nasıl arkasından vurduğuna şahit oluyoruz
Derin duygusal analizler çok fazla olmasa da verdiği duygu güçlüydü. Babası Mürşid bana El Kızı kitabındaki Nazan’ı hatırlattı. Bazı şeyler çok açık olmasına rağmen fark edememesi, insanın olayın içindeyken ne kadar körleşebileceğini gösteriyor.
Genel olarak hem düşündüren hem de duygulandıran bir kitaptı. Okunmasını öneriyorum.