Yazar, kitapta resmen Türkiye'ye olan nefretini kusmuş. İngiltere ( Avrupa) ve Türkiye'yi kıyaslamış sanki. "Oxford'ta yaşam harika, burası çok özgür, buranın havası bile muhteşem. Türkiye öyle mi, Türkiye kötü, çirkin, bağnaz, leş gibi." demeye getirmiş. Bütün kötü şeyler Türkiye'de olmuş, bizler geri kafalıyız, bizler caniyiz, bizler kitapları yakarız, yasaklarız, bizlerin sanata, edebiyata değer verdiği yok. Ama Avrupa muhteşem bir yer, medineyet orada. Kitapta satır aralarında kendi fikirlerini, zehrini empoze etmeye çalışmış. Çizmeye çalıştığı Türkiye profili o kadar acınası ki!! Sırf meraktan kitabını okudum, ne demiş ne saçmalamış görmek istedim. Batı 'da burjuvazi ilerici rol üstlenirken Türkiye'de tutarsız, kaypaktı. Batı 'da insanlarla fikirlerini tartışmak bile gayet medeniceydi, peki ya Türkiye?? Batı hayranlığı üzerine yazılmış bir kitap. Değerlerimizi küçümseyen aciz mahluk! Kitaptan bir alıntı " Bu şekilde ölmek ne kadar aptalcaydı. İnsanlar vatanları, bayrakları ya da şerefleri uğruna ölüyordu dünyanın her yerinde; o ise sahte bir Hermes çanta uğruna. Ama kim bilir, belki de eşit derecede anlamsızdı hepsi. " İfade özgürlüğü, eleştirmek ayrı bir şey, bir ülkeyi küçümseyip aşağılamak çok başka bir şey.