Bu hayatta “Mektup” yazma ve o mektubun cevabını sabırsızlıkla bekleme ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Sevgiyi ve aşkı çok uzaklarda olsa bile hissedebilme ihtiyacımız olduğunu …
Merhabalar,
Bugün bir edebiyat eseri değil tarih (?) kitabı olan “Hata Neredeydi?” hakkında bir şeyler yazacağım.
Tarih kesinlikle iddialı olduğum bir dal değil o yüzden kitabın doğruluğunu eleştirmek benim haddime düşmez. İçeriğe ilişkin düşüncelerimi bu sefer maddeler hakkında sıralamayı tercih edeceğim çünkü her birini biraz açacağım:
1. Kitabın ana noktası (ironik bir şekilde) hatanın nerede olduğu değil Doğu’nun bu soruyu cevaplandırmaya çalıştığı süreç. Yani kitabı okuma amacınız geri kalışın sebebini öğrenmekse eminim sizi tatmin edecek başka kitaplar vardır.
2. Okuma süreci bir “kitap” değil de “derleme” okuyormuş hissiyatı veriyor çünkü bölümlerin birbiriyle pek alakası yok. Sanki Bernard Lewis’in kürsüde anlattığı dersleri transkribe edip basmışlar gibi hissettirdi bu bakımdan.
3. Geri kalmışlığın sebeplerine çok ağırlık verilmediği söylemiştim zaten ama bahsedilen sebepler arasında kolonizm/sömürgecilik olmaması çok yanlış geldi bana.
Tabii bütün bunlar demek değil ki kitap kötü bir kitap. Bence doğu uygarlıklarının (özellikle Türkiye ve İran) Batılılaşma/Modernleşme süreci ve bu süreçteki toplumsal mekanizmaları anlama konusunda çok faydalı bir iş çıkarmış Lewis.