Amerikan'cılık denilmesinin tek nedeni, hastalığın
en ileri halinin senin ülkende görülmesinden. Tıpkı ispanyol nezlesi falan gibi. Belirtileri ise ünce iş ahlâkının yok olması, sonra iç değerlerin azalması, sürekli dışardan eğlence bekler duruma gelinmesi, bunun peşinden de ruhsal çürüme ve manevi uyuşma. Hastalığa yakalananı tanımak için en iyi işaret, o insanın durmadan kendisiyle ilişki kurabilmeye gösterdiği çabadır. Kendi ruhsal zayıflığının ilginç psikolojik bir durum olduğuna inanır. Sorumluluktan kaçmasını, yeni deneylere hazır oluşuna yorumlar. Hastalık ilerledikçe kişi, insan uğraşları içinde en önemsiz olanını aramaya, onun peşinden koşmaya başlar: Eğlencenin.
Japon bahçesini seyrederek hafif bir yemek yediler. Yemekleri, soğutulmamış kavun, buz gibi ekşi erik, sade pirinç haşlaması ve soğuk Irouleguy'dan oluşuyordu.
Şu anda Ana Şirketle OPEC kuvvetleri çok duyarlı
bir geçiş devresinde bulunmaktaydılar. Birisi elindeki petrol tekelini tüm enerji kaynakları için geçerli kılmaya çalışır, bu yolla petrol rezervleri tükendiğinde kârının azalmamasını sağlamaya uğraşırken, digeri de elindeki petrol kazancını batı dünyasındaki gayrimenkul ve sanayi varlıklarına çevirmeye uğraşıyordu. İşte bu nazik geçiş dönemini kolayca atlatabilmek için iki taraf Bay
Diamond'la Bay Able'a, önlerine çıkabilecek üç büyük engelle boğuşup onları saf dışı bırakma görev ve yetki- sini vermek zorunda kalmışlardı. Bu engellerden birincisi, Filistin Kurtuluş Örgütünün can sıkıcı olaylar yaratarak Arapların kazançlarından hisse kapmaya çalışması, ikincisi CIA ile onun yönettiği NSA örgütlerinin
akılsız hareketleriyle işlere burunlarını sokup ortalığı karıştırmaları, üçüncüsü ise Israil'in hayatta kalmak için bencil bir inatla direnmesiydi.
Yani özetlemek gerekirse, Ana Şirketin kuvvetini
kullanarak CIA'yı ve batılı ülkeleri kontrol altında tutmak Bay Diamond'un görevi, tek tek Arap ülkelerini hizaya sokmak da Bay Able'ın görevi oluyordu.
Ham petrolün, kârlı bir çevre kirletme aracı haline getirilmeden önce hiçbir değeri yoktu. Onu işleyip o hale getirebilecek ve sonra dağıtımını sağlaya- cak olanaklar ise tümüyle Ana Şirketin elinde toplanmiştı. Ama Ana Şirketin asıl amacı, suni petrol darlıklarını âlet olarak kullanıp, sonunda tüm enerji kaynakLarının kontrolünü kendi eline geçirmekti. Kömürün de, atom enerjisinin de, güneş enerjisinin de, jeotermik enerjinin de. Bu açıdan bakıldığında, OPEC aslında Ana Şirketin işine yarıyordu. Küçük petrol darlıklarını ortaya çıkardığı için. Böyle durumlardan yararlanan Ana
Şırket tundralara boru hattı döşeme olanakları bulabiliyor, bükümetlerin güneş veya rüzgâr enerjisi konularındaki araştırmalarının yolunu tıkayabiliyor, canı istediğinde fiyat kontrolünü ortadan kaldırmayı bile başarıyordu. Buna karşılık olarak Ana Şirket de OPEC ülkelerine birçok bakımlardan yardımcı oluyordu. 'Bu yardımlardan ilk göze çarpanı, Arap petrol ambargoları sırasında Batılıların normal yolu seçip petrolün yattıgı toprakları işgal etmelerini, petrolü kamu yararına açmalarını engellemekti. Bunu becerebilmek, Arapların sandığından çok daha fazla kurnazlık istiyordu. Ana Şirket bu işleri yaparken bir yandan da kendisinin Amerikayı petrol bakımından dışa bağımlı olmaktan kurtarmaya çalıştığı izlenimini yaratmak için büyük propaganalara girişiyor, sahne, sinema ve eğlence dünyasının en sevilen kişilerini kullanarak, ve tabii onları pettol şirketlerine ortak edip sağladığı hizmetin karşılığını
da vererek, kendi programları için halkın desteğini sağlıyordu. Bu programlar arasında fosil yakıt aranması, insan neslinin atom artıkları yüzünden tehlikeye atılması, denizlerin su altı petrol sondajlarıyla kirletilmesi ve yakıt taşıyan tankerlerin en kötü biçimde kullanılarak büyük tehlike yaratması