"Bana öyle geliyor ki Abdülkerim oğlum, ne yaptıksa iyi kötü, hep Almanların isteğiyle, onların desteği sayesinde, onların çıkarına yaptık. Bugün başımıza bir felaket gelirse, artık bu desteğin memlekette işlemez olmasından gelecektir."
"Büyük Gazi'ye mahsus selamlarımızı götür. O bizim neyi, neden yaptığımızı anlar! O da bizim gibi yetim ve asidir! Lakin ona de ki, eğer zaferden sonra sofrasından biz kalkacaksak ve Adnan Beyler oturacaksa, belinden silahını hiç ayırmasın. Zira elin oğlu bize benzemez!"
"Bey parasının bizim boynumuzdaki eskinin zincirlerinden farkı yoktur! Ağır olmadığına, sizi boğmadığına aldanmayın; bu devirde olur mu demeyin, buna he dediğiniz ilk gün boynunuzda bey pulundan tasmanız olacak. "
"... İşte bu atardamar gibi titreyerek devinen tabiatın özü bin mücadeleyle kaynasa da kendine özgü huzur ve hürlük içinde çekirdeğini dolduruyordu. Peki, ya yarın ne olacaktı bu hayat parçasında? Yakıtı insan kanı ve çelik olan bir cehenneme mi dönüşecekti her şey? Şimdi kendini dünyaya açan şu toprak parçasının sabırla devinen gürültülü sessizliğini kimler yırtarak ezip geçmek için davranacaktı?"
"E, sonra?"
"İşleriz toprağı. Bizi millete şimdi çitledikleri yaylanın yarısını verirsiniz. Biz de sizden gibi, toprağını bilen oluruz. İnsan gibi insan oluruz!"
"Beysiz, ağasız olur mu? Başımıza yine birini verirler."
"Onu da asarız ayağından, icap ederse!"