Yiğit Karakaş

Yiğit Karakaş
@Yeet_K
Tarihi Bir Belge Gibi
9/10
·556 syf.··
Beğendi
·
2024 15. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2024 12:44
Kitap adeta 19. yüzyıl işçi siyasetinin ete kemiğe bürünmüş hali. Romanda size anlatılan bu küçük madenci kasabasının içinde grevcilere, devrimcilere, reformculara, düzencilere, sınıf çatışmasına ve enternasyonale tanık olacaksınız. Kendinizi Etienne ile beraber işçilerin geleceğini ve problemlerini tartışırken bulacaksınız. Kitaptaki adların çokluğu ve zorluğu gözünüzü korkutmasın, okumaya şans verirseniz çok rahat diline alışacağınız bir eser.
GerminalEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201914,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Yiğit Karakaş

, bir kitap okudu
9/10
·556 syf.··
Beğendi
·
26 günde okudu
·
2024 15. kitabı
Emile Zola
8.8/10 · 14,3bin okunma
Umut
"...Açlık başlarını döndürüyor, yoksulluğun temelsiz düşlere saldığı bu zavallı insancıkların daracık ufku ilk kez hafifçe aralanıyor, başka bir dünya görünüyordu. Gözleri açlıktan karardığı zaman, orada, şu epeyce yakına gelmiş olan, kardeşçe sevişen insanları, altın değerindeki emeği ve ortaklaşa yenen ekmeğiyle gerçeğe benzeyen, düşlerin o erişilmez, ülküsel kentini görüyorlardı. Sonunda oraya girecekleri konusundaki inançlarını hiçbir şey sarsamıyordu..."
Sayfa 234·Kitabı okudu
Alıntı
"...Bunun üzerine Etienne parlıyordu. Ne demek yani! İşçinin düşünmesine de mi engel olacaklardı? Hayır, hayır! Yakında her şey değişecekti, çünkü işçi artık düşünmeye başlamıştı. Büyükbabanın zamanında kömür işçisi bir mağara adamı gibi ömrünü madende geçiriyor, yeryüzünde olup bitenlere gözünü kulağını kapatıyordu. Onun için de zenginler aralarında anlaşıyor, işçiyi diledikleri gibi alıp satıyor, iliğini kemiğini sömürüyorlardı; işçiyse bunun farkına bile varmıyordu. Ama şimdi artık emekçi de uyanıyor, toprağın derinliklerinde kıpırdayan bir tohum gibi baş veriyordu..."
Sayfa 173·Kitabı okudu
Alıntı