Biraz keyifsiz olup da işe gitmeyip evde kaldığınız bir gün, veya yorgun olduğunuz bir akşam, rahat bir sedire uzanıp kafanızı yormadan, vakit geçirmek istediğiniz zaman Kürk Mantolu Madonna’yı tatlı tatlı okuyabilirsiniz.
Yormaz da, sıkmaz da. İyi anlatılmış bir hikayedir. Fakat son satırı okuyup kitabı kapadıktan sonra da böyle bir kitap okuduğunuzu hemen unutuverirsiniz. Sabahattin Ali bu kitabı yazmamış olsaydı, romancı ve hikayeci olarak bir şey kaybetmiş olmazdı.
Kadın dilini ve duruşunu oldukça güzel ve güçlü bir şekilde aktaran
denemeler.
Denemelerden çıkan bazı sonuçlar:
- Bir kadın dili aranıp bulunmadığı müddetçe, doğayı, kapitalizme karşı duruşu ve yoksullukla mücadele gibi konuları hayata katmak mümkün değildir.
- Eğer bir çıkış yolu aranıyorsa, eril olmayan bir hikaye anlatma yolu bulunmalıdır.
Diğer yandan,
- Ortaokul ve lise öğrencileri için bazı önemli kitapların çözümlemeleri, harika ipuçları veriyor.
- Doğada yürüyerek yazılan böylesi denemeler, daha gerçekçi ve vurucu olduğunu söyleyebilirim.
Şair, iki şey yapar: yaşadığı hayatı, yaşadığı zamanın dışına çıkarır; yaşamadığı bütün zamanları da yaşadığı zamanın içine taşır. (..) Bu, bizim çok kısa ömrümüze sonsuzluğun ruhunu bağışlar.
“(..) farkındalık, yaşa bağlı olmaksızın her zaman çok geç gelir. İnsan kaderi, bu geç kalma durumuna bağlıdır. (..) Zira kaderimiz olan şey farkındalıktır, yaşam değil. Yaşamınız yaşamaya değer olabilir veya olmayabilir — buna da kader karar verir.”