Ah bu aşk... Yarabbim, bütün kainatı, bütün varlıkları yarattın, pek, pek büyük bir harikadır... Fakat yalnız aşkı yaratmak onların hepsinden büyük, hepsinden mukaddes bir şeydir. Birbirini seven iki kalp için bütün dünya, bütün kainat nasıl birbirlerinden ibaret kalıyor. Bütün afetler, bütün musibetler onlar için nasıl etkisiz, hiç oluyor!
Çiçekleri birkaç gün sulamazsan ne olurlar bilirsin. Yaprakları güçsüzleşir, ışığa doğru yükseleceklerine, kederli bir tavşanın kulakları gibi aşağı sarkıverirler. Işte o günden önceki yıllarda benim yaşantım, susuz kalmış bir bitkininki gibiydi, gecenin çiği bana ayakta kalabileceğim kadar besin vermişti, bunun dışında hiçbir katkı yoktu, ancak ayakta duracak gücüm kalmıştı.
Ernesto'yu düşünüyor muydum? Kuşkusuz, aslında bundan başka bir şey yapmıyordum. Ama doğru terim 'düşünmek' değildi. Düşünmekten çok, onun için vardım , o benim içimde yaşıyordu, her hareketimde, her düşüncemde tek bir insandık.