Yeliz Kanmış

Yeliz Kanmış
@Yelizz35
10/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2021 18:24
selim işık... turgut özben... oğuz atay ben bu adamlar adına ağaç diktim ! bu kitap beynini bulandırıyor insanın ya da beyni bulanmışlar anlayabiliyor oğuz atay'ı ve anlattığı intihar hikayesi görünümündeki "tutunamamazlık" yazgısnı...
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
Reklam
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2020 24. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mart 2020 01:10
Beni Kör Kuyularda/Hasan Ali Toptaş Daha önce ’’ Ben Bir Gürgen Dalıyım ’’ isimli eserinin incelemesini yaptığım Hasan Ali Toptaş’ın yeni kitabı olan ‘’Beni Kör Kuyularda ‘’ isimli eserini elimden geldiğince yalın anlatmaya çalışacağım çünkü eser çok hassas bir konuya değinmiş. Yazar, bu eserinde insanlıktan nasibini almamış insanoğlundan bahsediyor. Ümit Yaşar Oğuzcan’ın dört mısradan oluşan şiirinin ilk cümlesidir Beni Kör Kuyularda. İsmin derinliği ve galiba şiirin de etkisiyle kitabı elime aldığım ilk anda bunun modern bir masal olması için dua ettim, diyebilirim. Çünkü Hasan Ali Toptaş’ın betimleme denizinde çok sık rastladığım bu yumuşak dalgaların insana huzur verirken insanı düşünmeye zorlamasını ve kitabın derin bir iç çekiş ile son bulmasını seviyorum. Kitabın ilk sayfasında Güldiyar’la tanışıyorsunuz. Güldiyar'ın evden babasına sefer tası ile yemek götürmesiyle annesinin onu gönderirken söylediği şu sözler ise bize kitapla ilgili ipuçları veriyor. "Git ama dikkatli ol, tamam mı? Televizyon haberlerinde görüyorsun, her gün oğlan çocukları, kız çocukları kayboluyor. Sonra da tecavüze uğrayan bu körpecik çocukların parçalanmış cesetleri bulunuyor sağda solda. Ayrıca, biliyorsun, insanların gözleri önünde her Allah’ın günü kadınlar öldürülüyor. Bu yüzden diyorum dikkatli ol diye.” Güldiyar geri dönmüştür dönmesine ama artık ne konuşuyor ne de yemek yiyordur. Annesi Güldiyar’ı korkuyla soru yağmuruna tutar. Güldiyar’ın oturduğu minderin yanı başına döktüğü gözyaşlarının taşa dönüşmesini gören annesi korku ve şaşkınlıkla ne yapacağını bilmeyerek dışarı atar kendini. Yan komşusuna olayı anlatır ve kırsal bir bölgede yaşayan bu ailenin başına gelen taştan gözyaşları hızlı bir şekilde kulaktan kulağa yayılır. Bir anda meraklı gözlerin esirine dönüşen Güldiyar
Beni Kör KuyulardaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202011,4bin okunma
10/10
·261 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2020 02:25
·
Wıllıam Goldıng 1993 yılında gözlerini dünyaya kapatırken arkasında bıraktığı on iki romanlarından ilki olan Sineklerin Tanrısı’nı –Nobel Edebiyat Ödülü’ne laik olan-romanı incelemeye başlamadan önce şunu söylemek istiyorum. Kitap ne kadar da çocuklar için yazılmış olsa da bence yetişkinlerin daha çok anlam çıkartacağı bir konuyu kaleme alıyor. Ülkelerinde sürmekte olan ve gelecekte bir atom savaşına dönüşmesinden korkulan savaştan uzaklaştırabilmek için altı ile on iki yaşları arasında bir uçak dolusu çocuğu güvenilir bir yere götürürken içinde bulundukları uçak düşürülür. Uçağın düştüğü ada insan elinin değmediği alegorik -simgesel anlamları olan- dünyanın cenneti andıran adalarından biridir. İlk karakterimiz olan Ralph sevgi dolu, eşitçi ve iyi bir çocuktur. Babasının deniz kuvvetlerinde binbaşı olarak çalıştığı için onları kurtaracağını ve bu süre zarfı içerisinde, adada yetişkinlerin olamayışını güzel ve eğlenceli bir zamana çevirme hayalini kurar. Tanıştığı ilk arkadaşı adını bilmediğimiz domuzcuktur. Domuzcuk astım hastası, şişman ve gözlüklüdür. Zekâsıyla göz önüne çıkmayı planlayan alt tabakaya ait olan domuzcuk akıl ve sağduyunun sesidir. Buldukları deniz kabuğundan Ralph’in ses çıkararak diğer çocukları toplamasıyla gelişen olaylarda ilk başlarda eğitilen bu çocukların demokrasi, iktidar ve düşünme özgürlüğü gibi unsurları devam ettirme zorunluluğu altında kaldıklarını ve bu süreçte söz hakkının kişiden kişiye verilmesi için deniz kabuğunu kullanarak bir yol izlediklerini göreceksiniz. Jack kitaba diğer çocukların deniz kabuğu sesiyle toplandığı sırada gelen şiddet dolu, baskıcı ve zalim bir yapıya sahiptir. Alt tabaka, orta tabaka ve üst tabaka olarak bir hiyerarşi kurmaya başlarlar. Çocukların dünyasında şekil alan iktidarlık öncelikle gerekli olan
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,3bin okunma
10/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2020 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2020 05:03
Sana gül bahçesi vadetmedim, deliliğin-resmi tanımıyla akıl hastalığının- anlatıldığı bir serüvendir. 16 yaşındaki Deborah zekâsı, erken gelişmiş kişiliği, sanat yeteneği ve aşırı duyarlılığıyla, kimlik kavramını kaybeden, içine kapanık küçük bir kız çocuğudur. Anne ve babasının -orantısız- sevgisinin var olduğu düzenli bir hayat yaşarken içten içe yalnızlığı ile birleşen ve bu yalnızlığın ‘’Yr’’ adında bir düşsel dünya kurmasını konu alıyor. Bir yere ait olma hissinin baskınlığı ile yarattığı düşsel dünyasına ait bir dil bile geliştirir ve buranın kuralları hatta cezaları bile vardır. Deborah bu iki dünya arasında sıkışıp kalınca, gerçek dünyanın –acı ve kötü davranan insanlarından – kaçarak ‘’Yr’’ sığınır. Dış dünya ile bağlantısının tamamen kopmasına yakın ailesi –toplumun böyle insanlar için oluşturduğu- ‘’akıl hastanesine’’ yatırılır. Aslında bu olay Deborah için üçüncü bir dünyanın kapısının açılmasıdır. Şizofreni tanısına sahip olan bu küçük kızın iç dünyasına girdikçe, sunulan her sevginin, söylenen her cümlenin insan hayatında bıraktığı izi görüyorsunuz. Hastane günlerinin inişli-çıkışlı savaşlarında yanında olan kişi ise deneyimli bir psikiyatri olan Dr.Fried’tir. Hastane soğuk koridorlarında yaşanan arkadaşlıklar, güzel-kötü olaylar arasında kalan Deborah’da ümidin tükenmediği ve her nefesin umut ile yeşerdiği, geçmişteki basit ama keskin uçlara sahip olan anıları fark ederek bir iç savaş ile mücadelesine şahit oluyorsunuz. İki dünya arasın bir seçim yapmak zorunda kalan Depborah, insanlar yüzünden çekildiği bu karanlık dünyadan çıkabilmek için yine o insanlara ihtiyaç duyması, kötü insanların çokluğu ne kadar fazla olursa olsun -iyi insan- figürünün asla yok olmayacağını gösteriyor. Kitaptan hiçbir alıntı vermek istemiyorum, çünkü altını çizdiğim birçok
Sana Gül Bahçesi VadetmedimJoanne Greenberg · Metis Yayınları · 202119,3bin okunma
10/10
·101 syf.··
Beğendi
·
2019 19. kitabı
·
Kitap incelemesine başlamadan önce yine Bir alıntı yapmak istiyorum. Alıntı kitabın çevirisini yapan canım "Tomris Uyar'dan" olacak. Sunuş bölümünde yer alan ve Tomris Uyar'ın yazdığı bölüm bir nevi kitabın incelemesinin ana metni olabilir. Çünkü Steinbeck iflâsların birini izlediği, işsizliğin, parasızlığın, açlığın kol gezdiği, insanoğlunun umudunun ,varolma direncini seyreldiği bir tarih anında olanca görkemiyle gerçek umudun türküsünü söylemiştir. Toz pembe olmayan gerçekçi umudun. İnci, Kızılderili okuma yazma bilmeyen Kino ve karısının hikâyesidir. Kısa ve etkili olan bu kitapta paranız yoksa de alt tabakada yaşıyorsanız, canınızın değerinin olmadığını görüyorsunuz ki yazar her zamanki gibi dönemde ki yoksulluğun dramatik yönünü Bize yine ustalıkla gösteriyor. Ufak bebekleri Ciyotito'yu akrebin sokması ve akabinde gelişen olayları anlatıyor. Tedavi edilmediği için ikinci bir çocuğunu kaybetmek istemeyen Kino inci avına çıkar. Büyük İnci ona şans mı yoksa Felaket mi getireceğini bilmeden hayaller kurar karısıyla. En büyük hayalleri ise "biricik oğulları Ciyotito'nun okumasıdır." İncinin bulunmasıyla insanoğlunun fıkrasında bulunan,hırs, bencillik ,üstünlük gibi duyguların yaşandığı bu küçük dünyada ne yana dönsen tükenmişlik ve para hırsı ile karşı karşıya kalıyor insan, kitap sonunda ki o inci ezgisini fısıltısını duyuyor ve Kino'nun kelimelere dökemediği "Ailenin Türküsü'nü merak ediyorsunuz.
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,8bin okunma
Reklam