Yeliz Kanmış

Yeliz Kanmış

, bir kitap okudu
10/10
·412 syf.·
Beğendi
·
2020 14. kitabı
Yuval Noah Harari
8.7/10 · 42,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·101 syf.··
Beğendi
·
2019 19. kitabı
·
Kitap incelemesine başlamadan önce yine Bir alıntı yapmak istiyorum. Alıntı kitabın çevirisini yapan canım "Tomris Uyar'dan" olacak. Sunuş bölümünde yer alan ve Tomris Uyar'ın yazdığı bölüm bir nevi kitabın incelemesinin ana metni olabilir. Çünkü Steinbeck iflâsların birini izlediği, işsizliğin, parasızlığın, açlığın kol gezdiği, insanoğlunun umudunun ,varolma direncini seyreldiği bir tarih anında olanca görkemiyle gerçek umudun türküsünü söylemiştir. Toz pembe olmayan gerçekçi umudun. İnci, Kızılderili okuma yazma bilmeyen Kino ve karısının hikâyesidir. Kısa ve etkili olan bu kitapta paranız yoksa de alt tabakada yaşıyorsanız, canınızın değerinin olmadığını görüyorsunuz ki yazar her zamanki gibi dönemde ki yoksulluğun dramatik yönünü Bize yine ustalıkla gösteriyor. Ufak bebekleri Ciyotito'yu akrebin sokması ve akabinde gelişen olayları anlatıyor. Tedavi edilmediği için ikinci bir çocuğunu kaybetmek istemeyen Kino inci avına çıkar. Büyük İnci ona şans mı yoksa Felaket mi getireceğini bilmeden hayaller kurar karısıyla. En büyük hayalleri ise "biricik oğulları Ciyotito'nun okumasıdır." İncinin bulunmasıyla insanoğlunun fıkrasında bulunan,hırs, bencillik ,üstünlük gibi duyguların yaşandığı bu küçük dünyada ne yana dönsen tükenmişlik ve para hırsı ile karşı karşıya kalıyor insan, kitap sonunda ki o inci ezgisini fısıltısını duyuyor ve Kino'nun kelimelere dökemediği "Ailenin Türküsü'nü merak ediyorsunuz.
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202350bin okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
Kitap incelemesine başlamadan önce yazar hakkında bir kaç bilgi vermek istiyorum. "Mısırlı feminist yazar Seddavi 1931 yılında doğdu.1995'te tıp fakültesinden mezun oldu. Şimdiye kadar en az yirmi dört kitabı yayımlanmış olan yazar kadınların durumu ve toplumsal cinayet konusundaki düşüncelerinden dolayı Mısır hükümeti baskılarından kurtulamadı.1981'de Enver Sedat hükümeti tarafından cezaevine kondu ve 1982'de serbest bırakıldığında Arap Kadınları Dayanışma Derneği'nin kurucuları arasında yer aldı.Dernek 1991'de kapatıldı ve Seddavi de siyasal baskılara dayanamayarak yurt dışına çıktı.ABD üniversitelerinde dersler veren yazar 1993-96 yıllarında Duke Üniversitesi'nde çalışmalarını sürdürdü. Yazar hakkında yaptığım küçük araştıma ile beraber kitabı benimseyip, belirli bölümlerinde tüylerimin diken diken oluşu birbiriyle o kadar çok bağlantı oluşturdu ki ,yeryüzünde Seddavi gibi kadınların varlığı hiç yok bulmasın diye geçirdim içimden... Yazarımız, 1972 yılında işsizlik ile boğuşurken Mısırlı kadınlarda nevroz konusunu araştırmaya başlamış.Boş zamanının çokluğu,daha çok düşünme,yazma ve araştırma yapmasına neden olmuş.1973 yılında ise "Sıfır Noktasındaki Kadın " doğmuştur. Kitap yazarın önsözü ile başlıyor. Cezaevine duyduğu merakın özellıkle kadınlar için nasıl bir şey olduğunu dile getirmiştir. Kanatır Cezaevinde tanıştığı doktorlardan birinin anlattığı kadınlar arasında en çok dikkatini çeken " Adam öldürdüğü için idam edilecek olan firdevstir. Hiç-bir yasal hakkını kullanmadan sadece ölümü bekleyen firdevs'in öyküsünü kaleme alan yazar Seddavi ; "Firdevs ,umarsızca en karanlık sona doğru çekilmiş bir kadının öyküsüdür . Bütün zavallılığına ve umarsızlığına karşı bu kadın, benim gibi yaşamın son anlarına tanık olan herkese ,yaşama ,sevme ve kendilerini gerçek
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,4bin okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2020 22:07
·
Ray Bradbury / Fahrenheıt 451 1951 yılın da Ray Bradbury tarafından kaleme alınan kitabın isim arayışı baya ilgi uyandırıcı olduğunu incelemenin en başında dile getirmek istiyorum . Buram buram ateş kokan kitaba verilen ilk isim ,"Gece Yarısından Çok Sonra " ' imiş. Daha sonra yazarımız " İtfaiyeci " olarak değiştirme kararı almış. Bunu da beğenmeyen ray bradbury şu dizelerle anlatıyor küçük isim macerasını; Eh ,kitaplar kaç derecede tutuşup yanar? Diye sordum kendime . Sonra UCLA'nın fizik üniversitesini aradım. Kimse bilmiyordu ve görünüze bakılırsa kimse bu bilgiyi benim için arayıp bulmuyordu . Sonunda kafamda bir ışık yandı ve itfaiye teşkilatını aradım. "Beni itfaiye sefine bağlayın."dedim ve " Kitap kaç derecede tutuşup yanar.?" Diye sordum. " Bir saniye ,hemen geri geliyorum ."dedi. Geldi ve "451 fahrenheit ," dedi. Ben de " Ah,ne güzelmiş." diye düşündüm. Gerçekten güzel bir isim bulmuştum." Kitabın asıl konusuna gelirsek, baş kahramanımız olan Guy Montag görevi kitapları yakmak olan bir itfaiyecidir. Yanmayan evlerin,mekanik tazıların, adına böcek denilen son sürat araçların var olduğu ve düşünmeyi yasaklayan zeki bir lider olan yüzbaşı Beatty ile hayatı sorgulamadan 10 yıldır bu görevi yapıyordur taa ki , bir kadın kitaplar uğruna yanana kadar. Guy Montag "kitapların için de birşey olmalı... " diye düşündü ve olanalr oldu ! Bir günde kitabı yaladım yuttum diyebilirim ( Talmudik bir mecaz kullanırsam) . Spoiler vermemek için kendimi zor tutuyorum . Ahh tabi ya bir de adamımız Faber var her ne olursa olsun kitaplardan vazgeçmeyen ama bir o kadar da korkan gece kelebeği.. Olaylar o kadar farklı bir boyuta geliyor ki şöyle düşünüyorsunuz ; ya birgün olursa ? Düşünme özgürlüğümüz tamamiyle elimizden alınır mı? Evler basılıp kitaplarımız yakılır mı? Bunları
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,5bin okunma