Birinin ölümünden sonra ortalığa bir şaşkınlık yayılır gibi olur; hiçliğin böyle birdenbire çıkagelmesini anlamak, ona boyun bükükerek inanmak çok güçtür çünkü.
Öyle bunalımlar vardır ki ruh, engin denizler gibi, fırtına çıkınca, kıyılarındaki yosunlardan uçurumdaki kumlara kadar, nesi varsa hepsini hiç gözetmeden ortaya seriverir.
"Her şeyden önce," dedi, "basit bir sır öğrenirsen her türlü insanla anlaşman kolaylaşır, Scout. Bir insanı anlayabilmek için, o insanın baktığı açıdan bakmayı becerebilmelisin..."
Olursa bir dostun böyle olsun,
Böyle olmasa eğer, hiç olmasın.
Sadık bir dosta,
Yüz hain ve münafık akrabayı,
Kurban et de hiç acıma,
Vefasız kimseleri de ne yapacaksın?
Kurban et de hiç deme kimdir,
Ister yetenekli ister yeteneksiz kardeşim!
Dostun senin için kardeştir,
Hem gözdür senin için hem de çıradır.
Sen dedinki:'Tacdin ile Mem,
Pervane olmuşlar,kanatlarını da biz yakmışız.'
Şimdi sabırsızlıkla bekliyorlar,
Ve belki de bizden daha çok çaresizdirler.
Kalk ve çabucak gidip Tacdin'e deki:
Eğer sen Sıti'ye talipsen Mem de Zin'e,
Müjde sizlere, bizler sizleri kabul ediyoruz,
Ve bizler sizler kadar üzülüyoruz.
Aşkınız dizginlerimizi koparmıştır,
Ama haya perdesidir bizi engelleyen.
Eskiden beri süregelen geleneklere göre,
O perde yoktur sizler için.
Dünür, aracı ve vesile olarak,
Sizden kim gelirse makbüldür.
Yine de ki o sevgililere,
Bütün dostların ve akrabaların,
Bir kısmı sizlere olsun ricacı,
Bir kısmı bizlere olsun duacı.
Belki Allah da kılmıştır mukadder,
O zaman kavuşmamız kolaylaşır."