“...genç yaşta başlayarak ten zevkine düşkün, bohem bir hayat yaşamış, bencil, kibirli, evhamlı kişiliği ile, belki de metafiziğinin temel kavramı olan kör “iradenin” yönlendirici baskısını çok ağır hisseden bir konuma sürüklenmiştir.”
“Pipolarını kilit altında tuttuğunu, yatağının başucunda dolu bir tabanca bulundurduğunu, berber ustasına boynunu teslim edemediği için, tıraşını hep kendisinin olduğunu okuyoruz.”
“Schopenhaouer için beden, iradenin yuvasıdır. İrade bir tür karanlık, bilinçsiz ilk kudret gibi bir şeydir; bu iradenin biricik özelliği ‘istemek’tir, istediği de sadece kendisidir. İrade’nin yeri bedende olsa da, öyle hakkında doğrudan bilgi edinebileceğimiz bir şey değildir. Kendisini belli eder sadece; ağırlık olarak, dürtü, içgüdü olarak, yaşama, varolma isteği ve gücü olarak; ama bilincimizde de izler bırakır.”
“dilin resimle ilişkisi, sonsuz bir ilişkidir. Bunun nedeni, sözcüklerin kusurlu olması ya da görünenle karşılaştırıldıklarında aşırı ölçüde uygunsuz olduklarını göstermeleri değildir. Ne dil ne de resim, birbirinin terimlerine indirgenebilir: ne gördüğümüzü söylememiz boşunadır; çünkü, gördüğümüz söylediğimizin içine hiç bir zaman yerleşmiş değildir.”
“Bir sözcüğün belirttiği şey olduğunu; bir pipo resminin piponun kendisi olduğunu iddia eden mi var sanki? Foucault ile birlikte “Tanrım bu ne aptallık!” dememiz mi gerekir?”