Biz bu yollarda:"Bir borcu ödüyoruz!" dersiniz. Yüzyıllardan beri soyulan, sömürülen, yüzyıllar boyunca yalnız mal,yalnız can vergisi için aranan şu bitmiş, şu bilinmeyen Anadolu'ya karşı,çeşmeleri gürül gürül akan İstanbul'un işledigi günahların borcunu ödüyoruz.
Fakat biz Türkler, kendimizi anlatmak için ırk hüviyetimizi hiçbir zaman dile getiremezdik. Irkımızı da bilmez ya inkar ederdik. Milletimizin adı geçmek lazım geldiğinde kendimize sadece Osmanlı der, geçerdik. Hatta dilimizin adı bile Türkçe değil Osmanlıcaydı. Tarihimizin de Osmanlı Tarihi olduğu gibi.Reddedilen, inkar edilen Türk adına kimsenin sahip çıkmaması için her tedbir alınmıştı. Umumi kanaate göre Türk, kaba, görgüsüz ve kabiliyetsiz bir varlıktı.