Kapak Kızı'ndan sonra bir ümit diyerek başladığım Yeşil Peri Gecesi benim için hayal kırıklığı oldu. Tunç' un yansıtmak istediği düşüşün romanın sonunda Selda ile olan konuşmalarıyla onurlu insanlar var ve hala ümitvar olabiliriz düşüncesiyle bağlanması romandan alınacak ender bir kazanım. Ancak Tunç anlatmak istediğini sündürerek, uzatarak, lafı bin dereden su getirerek anlatıyor. Bu da tarz olarak bana hitap etmiyor. Sanırım seriye devam etmeyeceğim. Tunç'la yollarımız burada ayrılıyor.
Genel bir felsefe tarihi bilginiz yoksa merak edip de başlamayın. Hevesiniz kursağınızda kalır. Ayrıca yazara karşı gereksiz bir önyargınız oluşur. Felsefe mantık alt yapınız varsa düşüncenin tarihinde küçük bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Klasik mantığın şekillendiriği yaşam biçiminden kültüre bizi nasıl sarmaladığını farkediyorsunuz. Felsefe bilim çalışmalarının kültür medeniyeti inşasında ne derece rol oynadığını dikkatle okursanız görebiliyorsunuz.
Bununla beraber eleştirmeden geçemeyeceğim safsataları kısmı var. Yazarın safsata örneği verdiği birçok durum bana safsata gibi gelmedi. Sen kimsin diyeceksiniz diye işin üstadına da bir tane örnek sordum. Aynı fikirde olunca rahat rahat yazıyorum. :)