Y.

Yenilgi
Yenilgi, yenilgim, yalnızlığım ve kimsesizliğim; Binlerce zaferden değerlisin benim için, Ve dünyanın tüm şanından şöhretinden daha tatlısın yüreğime. Yenilgi, yenilgim, kendime dair bilgim ve başkaldırım, Senin sayende bilirim hâlâ genç ve çevik olduğumu Ve solmuş defnelerin tuzağına düşmek zorunda olmadığımı. Sende, buldum kimsesizliği Ve kaçak ve horlanmış olmanın sevincini. Yenilgi, yenilgim, kıvılcım saçan kılıcım ve kalkanım, Gözlerinde, okudum Taç giymenin kölelik olduğunu, Ve anlaşılmanın alçalmak olduğunu Sahip olmanın, bütünlüğe ulaşmak Ve olgun bir meyve gibi, düşmek ve tüketilmek olduğunu, okudum gözlerinde. Yenilgi, yenilgim, benim yürekli eşim, Duymalısın şarkılarımı, çığlığımı, sessizliğimi, Senden başka hiç kimse söz edemeyecek kanat vuruşlarımdan, Ve denizlerin gürlemesinden, Geceleri yanıp tutuşan dağlardan, Sarp ve kayalık ruhuma yalnız sen tırmanacaksın. Yenilgi, yenilgim, benim ölmez cesaretim, Sen ve ben, birlikte güleceğiz kasırgayla, Ve ikimiz, mezarlar kazacağız içimizde ölenler için,
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Bu benim başıma geldiği için talihliyim, zira bana hiçbir zarar veremedi ve şu andaki, ya da gelecekteki yaşamım için de korkmuyorum" demeli. Çünkü herkesin başına talihsizlik gelebilir, ama herkes talihsizliği zarar görmeden atlatamaz. Öyleyse neden talihsizlik değil, talih olmasın?
Yakınlarının söylediği herhangi bir söze, yaptığı herhangi bir işe, aklından geçen herhangi bir düşünceye bakmayan, sadece kendi yaptıklarının adilliği ve doğruluğuyla ilgilenen kişi ne çok boş vakit kazanır. Bir başkasının karanlık mizacını umursama, doğru yolundan sapmadan ilerle.
Kamu yararına değilse, hayatının kalan kısmını, başkaları hakkında düşüncelerle yıpratma. Çünkü bir başkasının işlerine, ne düşündüğüne, neyi yapıp ettiğine, neyi ne amaçla söylediğine, neyi aklından geçirdiğine, neyi planladığına ve bunun gibi diğer şeylere kulak asarsan kendine özgü yönetici ilkesiyle ilgilenmekten uzaklaşırsın.