Amaçsız dua yaysız bir oka benzer, Duasız amaç oksuz bir yaya benzer. Cümlesiyle güzel bir giriş yapılmış. Geçmişte okçuluk yapan Tatsuya'ya meydan okuyan öğrencinin arasında geçen konuşmalar ve aslında ustanın bu sayede okçuluğun hayatla olan ilişkisini öğrencisine aktardığı roman, bir öğreti. Coelho'nun önceki kitaplarından aldığım tadı tam alamasamda kısa öz yormadan okunabilecek bir roman olmuş . Hayat üzerine , dostluk üzerine ve yaşamı anlamlandırma üzerine tespitleri ve önermeleri altı çizilecek ve sizde yer edinecektir. Ustalığın özünün insanın içindeki bilgiyi bulmasına ilham olacağına, asıl dostunun yaptığın işlere ilgi gösteren kişiler olacağını belirttiği yerler etkilendiğim yerler oldu . Okurken gerçekten de böyle diyeceğiniz bir çok cümle mevcut.
'Okun ve yayın sevincini başkalarıyla paylaşmayan okçu kendi meziyetlerini asla kavrayamaz'.
Bu romanı Mete Gazoz'a adaması da Coelho'nun adamlığın kanıtıdır.:)
Kısa 5 öykü ama bıçak gibi keskin..
5 öyküde kişiler farklı burjuvası, esnafı, işçisi, köylüsü, ve aristokratı kimi kibre bürünmüş kimi zengin fakat bu durumdan bile mutsuzluk çıkarabilecek kadar doyumsuz kişiler kimisi iliklerine kadar fakir ve tek derdi hayatta kalmak yada küçük bir çocuğu hayatta tutmak olan anne -baba.
Fakat hepsinin sonu aynı tek gerçek olan ölüm , cenaze törenleri , dualar ve mezar taşları. Bu sonları Emil Zola öyle gerçekçi ve net bir dille sunmuş ki insanın içine işliyor. Hele 4. hikayedeki çocuk yürek burkuyor.
Ayrıca her ölümden sonra insan bir duygusallık bir öğreti beklerken kalanların 2-3 gün sonra hatta aynı gün hayata bir şey olmamış devam etmesi tokat gibi çarpıyor surata. Önerir miyim kitabı öneririm fakat ruh haliniz kötüyse biraz erteleyebilirsiniz. Sevgiler.