Afili Hafiye; Murat Menteş’in fabrika ayarlarına dönüşünün bir işareti, şahsi fikrim yazar; Ruhi Mücerret’ten sonra kendi seviyesinin aşağılarında seyrediyordu. Afili Hafiye ile geri döndüm demiş, hoş geldin Murat Menteş; özlemiştik…
Yazar; çıkış noktası geçerli güzel bir fikri keşfederek yazmak fiilinin ilk basamağını başarılı geçmiş, ancak fikri işleyip roman tekniklerini uygulama konusunda yetersiz kalmıştır. Okuyucuya roman karakterleri üzerinde hiç düşünme ve sezinleme payı bırakmamış üstelik karakterlerin yaşantısı hakkında verdiği keskin bilgilerle amatör bir üslup izlemiştir. Markalaşmış küresel firmaların reklamları ile birlikte toplumun bir kesminde destek bulacağını düşündüğü cinsel tercih kartını da oynamıştır.
Gece Yarısı Kütüphanesini, kişisel gelişim kategorisinde iyi bir fikrin yirmi birinci yüzyıl enstrümanlarıyla süslenerek amatörce servis edildiği bir kitap olarak yorumluyorum.
Gece Yarısı Kütüphanesi kütüphaneden okunur.
Beş kısa hikâyeden oluşan kitabın ana fikri: Ölenden başka kimseye bir şey olmadığı ve hayatın devam ettiğidir. Kitapta; para, aile ve ölüm üçgeninde insanlığın en gerçekçi yanı konu edilmiştir.
Kitap tam anlamıyla objektifliğin gölgesine sığınmış subjektif bir bakış açısıyla yazılmış. Dünya denizlerinde olmasa bile Akdeniz’in deniz tarihinde önemli rolü olan Türk denizciliğinden yeteri kadar bahsedilmemiş bir dönemin etkin Türk deniz gücü kitabın birkaç yerinde berberi korsan tabiriyle geçiştirilmiştir. Kitabın pek çok yerinde bilgi hatası yapılmış, çevirmenin dipnot müdahaleleriyle durum düzeltilmeye çalışılmıştır. Kitabın başarılı sayılabilecek kısmı günümüzü anlattığı üçüncü kısımdır. Orada da uluslararası sorunlar ele alınmıştır.
"Savaşların ve bir yiğidin şarkısını söylüyorum." sözleriyle başlayan Aeneis, Vergilius'un Roma tarihini Troya'ya bağladığı muazzam destanıdır. İleride Dante'ye Cehennem ve Araf seyahatlerinde kılavuz olacak usta şair, Homerosçu geleneğin çıtasını eserinde daha yukarılara taşımıştır.