Evrendeki önemsizliğiyle barışamayan, olaylar karşısındaki pasifliğini bir türlü kabul edemeyen insanoğlunun kadere hükmetme ısrarı ne ilginç bir şeydir!
Hindistan’a ayak basmak ve kendisine niye buraya geldiklerini soran insanlara, “Hristiyan ve baharat aramak için” cevabını vermek ise 1498 yılında Vasco da Gama’ya nasip olacaktı.
Halkımız, kütüphane eksikliğini bir kere bile gündeme getirmeyi akıl etmiyor. Çünkü zaten kendisi de okumuyor, okuyorsa da bunu kendi imkânlarıyla yapmak zorunda olduğuna çoktan kâni olmuş.