Boş ver bunlara. Hep seni hayalliyorum. Korkunç... Nasıl yanımdasın bilemezsin. Dicle'ye inerim sen, komşuya giderim sen, tabağı tuttuğumda, buzu kırdığımda, uzak yakın güzel bir hanım gördüğümde sen. En çok da mısra çekerken...
Tarifi zor hisler içerisinde az önce kitabı elimden bıraktım. Düşüncelerim engin denizin içinde, ciğerleri suyla dolu, çırpınıyorlar. Bu inanılmaz eserden beklediğimin birkaç katını buldum. Akıcılığı gibi herkesçe kabul görülebilecek şeylerin yanında oldukça bireysel hisler doğurdum. Tarif edecek kadar Martin olamadığım hisler. Göğsümde sıkışıp kalan bu hisleri yazmaya cesaret edebildiğim zaman bu kitabı yeniden okuyacağım. Aşkın hala inanılmaz bir şey olduğunu düşünüyorum. Ama insanların da aşkın inanılmazlığı kadar büyük bir hayal kırıklığı olduğunu kabul ediyorum. Yine de tanrının çılgın aşığı olmak için sabırsızlanıyorum. Daha önce okumayıp şimdi okuduğum için mutluyum. Erteleyin. Büyük kitaplar geliştikçe ve daha da merak ettikçe tatlanıyor. Ne müthiş bir şey.