Yunus yc

Yunus yc
Bir hayat, mahcup ve duru Tanrım, gülleri ve sessiz harfleri koru ...
Dilinin ucunda ne varsa insanın İşte ben ona inandım. Yavru bir kuşun daha ilk denemesinde Tutunmaya çalışması gibi göğe Ne bulduysam abandım, Uça uça Karasular indi kanatlarıma ...
Sayfa 23·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Iskalıyor beni annemin duaları Kim vacip dediyse benim kalbime Uzatılan hırpalanmış o güle Soyunup giriyorum…
Alıntı

Yunus yc

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.·
1 saatte okudu
·
2025 9. kitabı
Muzaffer Tayyip Uslu
8.4/10 · 1.268 okunma
Kelebeğin rüyası değil miydi ?
Dünyaya bir daha gelirsem Aklı başında bir insan olacağım Akşamları erken uyuyacağım Ne işim var öyle meyhanelerde Pazarları Parklarda gezineceğim Karımla…
Sayfa 31·Kitabı okudu
Kendi kendimelerim 10
Sokaklardan arta kalan yaşamları toplamaya başladığım günlerden birinde, ayak izlerine rastladığım çocukluğumun yaşanmamış günlerine rastladım. Cedric’in “sekiz yaşında hayat çok güzel” dediği zamanlardı. Hafta sonu çizgi film izler, hafta içi sabahın sekizinde kapıda arkadaşlarla karşılaşır, dağılırdık. Kimimiz tornacıya el atmış, kimimiz berberde kalfa, kimimiz tekstil atölyesinde aracıydı. Hayat akşam paydosundan sonra çok güzeldi. Bisikletime biner tüm sokağı sayısını bilmediğim kadar turlardım. Hafta sonu öğlen güneşin altında misket oynardık. Renkli cam misketlerim, canım misketlerim. İki parmağımın arasına alıp, güneşe doğru tutup, güneşin misketin içindeki ahengini dakikalarca izlerdim. Cedric’in “hayat sekiz yaşında çok güzel” dediği zamanlardı elimizde kolumuzda yağ, leke, kot boyası ile evlerimize döner akşam yemeklerini büyük bir iştahla yerdik. Annemizin bol sabunlu suyla yıkadığı yüzümüzden akan lekeler lavabonun beyaz seramiğinde halkalar oluştururdu ve biz biraz daha büyürdük… Hayat sekiz yaşında çok güzeldi ve gerçekçiydi bizim oralarda. Sahici bir yanı vardı. İnsanın tutan, eğiten, yüzleştiren ve anımsadıkça dudağına hafif bir gülümseme değdiren… Bazen büyümeyi istemekle çocukluğumuza en büyük küfürü etmiş gibi hissediyorum. Dudağımdaki sigaranın verdiği zift tadı ile, çocukluğumun tüm anılarını dumama boğuyorum. Oluyor böyle şeyler, gülmeyin, alışıyor insan zamanla. Ve zamanın akışına bırakıp takvimden bir gün daha düşüyor... … Koltuğumda otururken zamanın pençesine yapışmış anılarım canlanıyor gözlerimde. Bir acıdan daha büyük bir acıya iltica etmiştim. Büyümüştüm. Kırgın ve güvensiz yaşıyordum mülteciler gibi sınırların ötesinde. Aykırı düşüncelerim oluyor bazen. Keşke hafızam doğduğum zaman kulağıma okunan ezan ve ismimin üç defa tekrarlandığı
Duygu ve Düşünce