Kasım ayı ilk kitabı
Bir kahve, bir kedi, bir roman
'Kaptanın sırtından düşme’ Kaplanın sırtındayken o vahşi hayvana egemensin, o sana bir şey yapamaz, çünkü sen üsttesin, öyle de doğmuşsun. Ama inmek istediğinde bir gün ya da düşersen paramparça eder seni o kaplan. "İktidar" öyle bir şeydir.
Zülfü Livaneli’nin son romanı Kaplanın Sırtında-İstibdat ve Hürriyet, Sultan Abdülhamid’in h’al edildikten sonra Selanik’te geçen sürgün yıllarını (1909-1912) konu ediyor. Livaneli, kitapta, büyük ölçüde, Selanik sürgünü boyunca Abdülhamid ve ailesine bakan askerî hekim Atıf Hüseyin Bey’in anılarından yararlanmış. Atıf Bey’in kendisi de roman kahramanlarından biri. “Öldükten sonra sünnet edilen Ermeniler” gibi bahisler ise Zaptiye Nazırı Hüseyin Paşa’nın hatıratından alınmış. Romanın sonunda döneme ilişkin tarih çalışmalarından oluşan bir kaynakça da var. Kaplanın Sırtında öncelikle bir tarihî roman olmakla birlikte günümüz popüler kültüründeki Abdülhamid uyarlamalarına yapılmış yeni bir katkı aynı zamanda.
2. Abdülhamid Han hakkında ne çok bilmediğim şey varmış.
Hiçbir zaman dizi seyredip tarih öğrenen bir insan olmadım bundan sonrada olmayacağım kesinleşti.
Teşekkür ederim Zülfü Livaneli yine beni şaşırtmadı o akıcı diliyle sıkmadan, yormadan hayatımıza Ulu hakan 2. Abdülhamid Hanı soktu.