Yonca Çelik

“Saadet, hayatı olduğu gibi kabul etmektir...”
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çocukluğun güçlü ve bastırılan duyguları
“Özellikle çocukların duyguları bu kadar güçlü olduğu içindir ki bunların bastırılmasının kritik ve tehlikeli sonuçlar doğurmaması da olası değildir. Mahkum bu kadar kuvvetli olunca hapishane duvarları da kalın ve sağlam olmalıdır...”
Anne, içinden çıktığımız yuvadır, doğadır, topraktır, okyanustur.
Bir yere ilk gelmek, oraya sahip olmaya yetmiyordu. Bu yüzden ne tebeşiri elinden düşürdü ne de çizilen daireler birbiriyle kesişmediği sürece geometrinin mutluluğuna bir gölge düştü. Ama ne zaman içi çember birbiri içine geçti ve ne zaman ki “Benim” çakıştı, o zaman sınır taşları yerinden oynadı ve sökülerek mancınıklara dolduruldu.
Bu sabah kuş sesleriyle uyandım. Ne güzel değil mi? Hayır, güzel değil! Açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi. Kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. Bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmeyişinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. Yüzümü yıkarken acaba diyordum; acaba türümüzün en önemli özelliklerini taşıyor muyuz? Hareketlerimiz ve sözlerimiz nerelere saplanıyor? Acaba “insan” denince hatırlanıyor muyuz?
Sayfa 49·Kitabı okudu