Buzul Çağı terimi, bir çeşit anlatım birliği olarak ele alınmaktadır. Bu değerlendirme yanlıştır; çünkü gerek zaman gerekse mekan açısından, bu sanatta geniş ölçüde bir çeşitlilik söz konusudur. Bundan önceki bölümde incelediğimiz Buzul Çağı'ndaki dört kültür (Orinyasiyen, Gravetiyen, Solutreyen, ve Magdaleniyen) , genelde materyal teknolojisindeki değişikliklerle sınırlıdır. İmge-yaratımı, gerek önem, gerekse araç-gereç açısından bu dönemler boyunca da sürmüştür.
Bu bölümün başında belirtildiği gibi, Üst Paleolitik Dönem'in ilk evresini oluşturan Orinyasiyen kültürü, bedensel süslemeler ve oyma nesnelerde bir patlamaya tanık olmuştur; ancak bu kültürde mağara süslemelerine hemen hiç rastlanmamaktadır. Magdaleniyen evresine (18 bin-1 0 bin yıl önce) gelinceye dek, mağara duvarlarını resimleme gerçek anlamda önem kazanmamıştır. Gerçekten Buzul Çağı 'ndan kalma imgelerin yüzde 88'i bu geç döneme ait Lascaux ve Altamira mağaralarından gelmektedir. Bu nedenle, kimi bilim adamları sanatsal betimlemelerin Üst Paleolitik'in başlarında birden yaygınlaşmaya başladığı görüşünü sorgulamaya yönelmişlerdir; bu görüşe ilerde yeniden döneceğiz.
Olağanüstü resimsel betimlemelerin büyüsüne öylesine kapıldık ki, Üst Paleolitik Dönem' e ilişkin tartışmalarda, müzik etkinliklerinden çoğu kez hiç söz edilmiyor. Orinyasiyenlerden Magdaleniyenlere değin Üst Paleolitik insanları kuş, rengeyiği ve ayı kemiğinden flütlerin yanı sıra belki de başka çalgılar da yapmışlardır. Müzik, Sanlar ve Avustralya yerlileri için imge yaratımı ve kullanımının önemli bir parçasıdır; bu, belki de Avrupa'daki Üst Paleolitik avcı-toplayıcı insanlar için de geçerlidir. Böylece yavaş yavaş, alım satım ve değiş tokuş yoluyla gelişen, pekişen, yaygın toplumsal ve siyasal birlikler kurabilen, mitolojik