Antroposen'e Hoşgeldiniz (Tin Kemiktir Serisi 4. Kitap)

·
Okunma
·
Beğeni
·
78
Gösterim
Adı:
Antroposen'e Hoşgeldiniz
Alt başlık:
Tin Kemiktir Serisi 4. Kitap
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058768994
Kitabın türü:
Çeviri:
Mehmet Budak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Encore Yayınevi
"Global ısınmadan çıkan ders şu ki, insanoğlunun özgürlüğü, dünya üzerindeki hayatın istikrarlı doğal parametrelerle (sıcaklık, havanın bileşimi, yeterli su ve enerji kaynağı) oluşturduğu bir arka plan sayesinde mümkün olmuştur: İnsanlar, ancak, dünya üzerindeki hayatın parametrelerini ciddi biçimde bozmamak için yeterince marjinal kaldıkları sürece "istediklerini yapabilirler." Özgürlüğümüzün global ısınma ile somutlaşan sınırları, bizzat özgürlük ve erkimizin katlanarak büyümesinin paradoksal bir sonucudur yani bizi çevreleyen tabiatı dönüştürme yetimizi durmadan büyüterek, yerküre üzerindeki hayata olmamızın."
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Samimi bir çevreci için, optimal habitat, milyonların dipdibe yaşadığı büyük şehirlerdir: Böyle bir şehir çokca atık, hava ve su kirliliği yaratsa da buradaki kişi başına kirlilik, kırsalda yaşayan, çağdaş ve çevre bilinci yüksek bir ailenin neden olduğundan çok daha düşüktür
Haziran 2010’da Apple ürünlerinin üreticilerinden Shenzhen’deki (Çin) Foxconn’un (iPad’leri üreten Taiwan sermayeli bir şirket) işçileri arasında, yüksek stresli iş koşullarının yol açtığı bir intiharlar dizisi patlak verdi. Yüksek bir kattan atlayarak hayatına son veren on birinci işçinin ardından şirket bir dizi önlemi devreye soktu: Zorla, işçilere kendilerini öldürmeyecekleri, depresyona girmiş arkadaşlarını rapor edecekleri, akıl sağlıkları bozulduğunda psikiyatri kliniklerine başvuracakları, vb. vaadler içeren sözleşmeler imzalattı. Sonra, bunun üstüne tüy dikmek ister gibi, dev fabrikasının binalarının etrafına güvenlik ağları koymaya başladı. İşte bu, en saf şekliyle etik kapitalizmdir – bakın, psişik çöküntülerinin nedeni olan sömürücü iş koşullarını değiştireceğine işçilerinin psişik sağlıklarıyla bile ilgileniyor.
Çin’de, eğer birinden gerçekten nefret ediyorsanız, ona “İnşallah ilginç zamanlarda yaşarsın.” diye beddua edilirmiş. Tarihi olarak ilginç zamanlar, kargaşa, savaş ve iktidar mücadelelerinin yaşandığı, milyonlarca masumun ağır bedeller ödediği dönemlerdir. Bugün, apaçık ki, bir ilginç zamanlar çağına yaklaşmaktayız.
“Tehdit altındaki insan toplumlarının genel bir davranışsal örüntüsü de, başarısızlığa uğradıkça, krize daha bir odaklanmak yerine at gözlükleri takmaktır.” Feci, ama ciddi değil…

Peki, sıklıkla, özellikle de bir felaket başgösterdikten hemen sonra, duyageldiğimiz kıyametçi sesler var – bunlar ne olacak? Buradaki temel paradoks, aşırıya kaçan kıyametçiliğin (şu dünyanın sonu yakın mantrası) bir savunma şekli, gerçek tehlikeyi ciddiye almaktansa onu karartmanın bir yolu olmasıdır. Bu nedenledir ki, bizi eli kulağındaki tehdit konusunda ikna etmeye çalışan bir çevreciye verilecek en iyi
karşılık, umutsuz iddialarının gerçek hedefinin kendi inançsızlığı olduğunu söylemektir – öyleyse, ona “Boşuna kaygılanma, felaketin gelmesi zaten kaçınılmaz!” makamında bir cevap vermeliyiz
Bugün, doğal felaket tehdidiyle ilgili şu ikilemi yaşıyoruz: Ya tehdidi ciddiye alacağız ve eğer felaket vuku bulmazsa, bize gülünç gözükecek adımları atacağız ya da hiçbir şey yapmayacağız ve eğer felaket vuku bulursa, her şeyimizi yitireceğiz. En kötü alternatif, bu ikisinin arasında durmayı seçmek, yani sınırlı tedbirler almaktır
Daha düne kadar global ısınmanın yarattığı
korkulara, bunlar eski Komünistlerin soyunduğu bir çeşit kıyametçi korku tellallığı, ya da en azından, yetersiz bulgulardan çıkarılmış prematüre sonuçlar diyerek burun kıvıran; bize, paniğe mahal yok,temelde her şey aynı kalacak diye güvenceler veren aynı politikacı ve
idareciler, bugün birden bire, global ısınmaya basit bir olgu, “her şeyin aynı kalmasının” bir şekli muamelesi yapmaya başladı. Temmuz 2008’de CNN “Grönland’ın Yeşillenmesi” adlı bir haberi
tekrar tekrar göstererek buzun erimesinin Grönlandlılar için yarattığı fırsatları göklere çıkarttı – daha şimdiden açıkta sebze
yetiştirebiliyorlarmış, falan… Bu haberdeki utanmazlık, global bir felaketin minnacık bir yararına odaklanmasından ibaret değil; bunun üstüne tüy dikmek üzere haber, gündelik dilde “yeşil” kelimesinin
taşıdığı ikili anlamdan (nebatat anlamında “yeşil” ve çevreci kaygılar anlamında “yeşil”) istifade ederek global ısınma nedeniyle Grönland topraklarında daha fazla sebze yetiştirilebiliyor olmasını ekolojik bilincin yükselmesiyle ilintilendirmektedir…
İçinde bulunduğumuz tatsız durumun paradokslarına bir örnek de,bizzat çeşitli ekolojik tehditlere karşı aldığımız önlemlerin kutuplardaki ısınmayı artırabileceğidir: Ozon deliği, Antarktika’nın iç bölgelerini global ısınmadan. korumaktadır. Böylelikle, eğer ozon
deliği onarılabilecek olursa Antarktika da Yeryüzü’nün geri kalanını etkisi altında bulunduran ısınma kervanına katılmış olacaktır… En azından bir noktadan eminiz: Son birkaç on yıl içinde postendüstriyel
toplumlarda “entelektüel emek”in hakim rolünden söz etmek modaydı
– ancak şimdilerde, maddiyat, yakın zamanda kıtlaşacak kaynaklar
için verilen savaştan (besin, su, enerji, mineraller, …) çevre kirliliğine kadar, tüm tutumlarıyla ve öç alırcasına otoritesini yeniden tesis etmektedir.Öyleyse, global ısınmanın yarattığı tüm olanaklardan şüphesiz ki istifade etmemiz gerekmekle birlikte, dev bir sosyal ve doğal felaketle
karşı karşıya olduğumuzu, ve söz konusu fırsatların, tüm gücümüzle savaşmak zorunda olduğumuz bu felaketin yan ürünleri olduğunu, asla unutmamalıyız. Bu durumda, daha “dengeli bir bakış”ı tercih
edersek, Hitler’e daha “dengeli bir bakış” talep edenler gibi davranmış oluruz: Tamam, Hitler toplama kamplarında milyonları öldürmüş olabilir ama bir yandan da iktidarı esnasında işsizlik ve enflasyonu kaldırdı, otoyollar yaptı, trenlerin zamanında kalkmasını sağladı...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Antroposen'e Hoşgeldiniz
Alt başlık:
Tin Kemiktir Serisi 4. Kitap
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058768994
Kitabın türü:
Çeviri:
Mehmet Budak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Encore Yayınevi
"Global ısınmadan çıkan ders şu ki, insanoğlunun özgürlüğü, dünya üzerindeki hayatın istikrarlı doğal parametrelerle (sıcaklık, havanın bileşimi, yeterli su ve enerji kaynağı) oluşturduğu bir arka plan sayesinde mümkün olmuştur: İnsanlar, ancak, dünya üzerindeki hayatın parametrelerini ciddi biçimde bozmamak için yeterince marjinal kaldıkları sürece "istediklerini yapabilirler." Özgürlüğümüzün global ısınma ile somutlaşan sınırları, bizzat özgürlük ve erkimizin katlanarak büyümesinin paradoksal bir sonucudur yani bizi çevreleyen tabiatı dönüştürme yetimizi durmadan büyüterek, yerküre üzerindeki hayata olmamızın."

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Hakan
  • Emre başatlı
  • Peyroux
  • Metalist

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%0
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0