Çünkü yürekler birbirine tutulmuş aynalar gibiydi hayatta. Hepsi yan yana ve iç içe sırlanmıştı. Ama insan ne bilsin, kendini tek sanır; kanını yalnız akıtmaya, yarasını yalnız sarmaya, sancısını bir başına çekmeye çalışırdı. Halbuki bir başkasının içini açsa, bir görse orayı, yalnız olmadığını anlayacaktı.
Manevi gücün kendi içinde bulman gereken bir şey olduğunu düşünürdüm hep. Şimdi biliyorum ki en güçlü insanlar diğerlerini seven ve onların da kendilerini sevmesine izin verenler.
"...hayata tutunmak için inanmaya mecbur kaldığımız bütün yalanlar gün gelince açığa çıkıyor. Ve sonra biz ölmüyoruz. Daha kötü bir şey oluyor. Öğrendiklerimizle yaşamaya devam ediyoruz."