ŞEYTAN PSİ KANALİZ DE (FREUD)
Mitler, masallar ve efsanelerdeki simgelerin bilinçdışını araşhr ma bakımından zengin malzeme sağladığı, psikanalizin görece erken saptamalarından biridir.176 l913'te Otto Rank, bu alandaki yön verici bir makalesinde şöyle demektedir: "Psikanaliz yönte miyle mitlerin araşhnlması, mitin temelinde yatan fantezilerin bilinçdışına özgü olan, ama doğal süreçler ve başka çarpıtma larla kurulan ilişkiler sonucunda tanınmaz hale gelmiş anlam larını açığa çıkarma görevini üstlenrniştir."177 Psikanaliz daha 1900'den sonraki ilk yıllarda, mitler ve masalların yanı sıra bü yücülük, okültizm ve gizemci uygulamalar gibi kültür tarihinde yer alan diğer konularla da ilgilenmiştir. Cadılar toplantısı ve Şeytan'a tapma ayinleri gibi sembolik törenlere özel bir ilgi du yulmuştur. Bunlar iğrenç, sapkın, delice ve ürkütücü unsurlarla Hıristiyan ibadet tarzının karşıh bir dünya sunan uygulamalar dır. Erken Yeniçağ'da henüz kuruluş aşamasında olan böyle bir bilimin bakışını cadı avının ve Şeytan'la ilişkili davaların tarihine de yöneltmiş olması rastlanh sayılamaz. Bilinçdışını incelemenin sadece bireysel deneyimler alanıyla sınırlı tutulamayacağı fark edilmişti; araşhrmaların kolektif arkaik korkular sistemini de - bilinçdışıyla bağlanhlı nedensellik ilkesi üzerinden- kapsaması gerekiyordu. Freud Ocak 1897'de, kendini analizinin en hararet-
75
AYDINLANMA VE PSiKOLOJi
li safhasında Wilhelm FlieB'e şöyle yazmışh: "Kendime Malleus Maleficarum'u [Cadı Çekici] sipariş ettim. Çocuk felçlerinde arhk son nokta konduğuna göre, var gücümle bu konuyu araştıraca ğım. Şeytanın öyküsü, halk ağzında kullanılan küfürleri, çocuk şarkıları ve alışkınlıkları hep anlam kazanıyor benim için."178 Vi yanalı yayıma Hugo Heller'in bir sorusu üzerine Freud 1907'de Johann