Yavuz Tellioğlu

Yavuz Tellioğlu

, bir kitap okudu
10/10
·134 syf.·
Beğendi
·
1 saatte okudu
·
2024 17. kitabı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
KARA EDEBİYAT (SCHLEGEL, HEGEL, ROSENKRANZ)
KARA EDEBİYAT (SCHLEGEL, HEGEL, ROSENKRANZ) Aydınlanmanın Şeytan'ı kovması estetik açıdan sonuçsuz kal­ mış, öyle ki edebiyatı repertuvarında İblis'e yer vermekten alı­ koyamamıştır. Ama bir yandan da rasyonalizmin boşinanç eleş­ tirisinin gölgesinde, kötünün psikolojikleştirilmesi yönünde yeni yazınsal biçimler doğuran bir eğilim gelişmiştir. Kötülük artık dogmatik görüşlerin cenderesinden sıyrıldığından Şeytan'ın or­ taya saçtığı güçlerden bile daha tehlikeli olabilen bir etkide bulu­ nabilmektedir. Kötülük kavramı alışılagelmiş yorum kalıpların­ dan kurtulunca, birden durdurulamaz hale gelen bu fazlasıyla güçlü olguya karşı önlem alınması gerekli olmuş ve edebiyat da bu arayışa katılmıştır. Yapılmak istenen, kötüyü eski maskelerin ve bedenleştirme biçimlerinin ötesinde ifade edebilme olanakla­ rını araştırmak, ama aynı zamanda tanınabilir kılmak ve böylece potansiyel tehlikelerini sınırlandırmakbr. Yazınsal temsilin nes­ nesi olan kötüyü geçmişin alegorik kalıplarından bağımsız ve yeni bir bağlayıalık içinde göstermeye uygun biçimlerin bulun­ ması gerekmektedir. Demek ki edebiyat kötüyü gerektiği şekilde ortaya koyan, ama okurun ruh halini bütünüyle ele geçirmesine izin vermeyen rahat anlaşılabilir yapılar geliştirmelidir. Pedagojik amaçlara uygun olarak Şeytan figürünün ortadan kalkmasıyla, öncelikle yücelik estetiğinin sunduğu biçimler ka­ taloğu kötülüğü merkez alan sınır durumların yazınsal betim­ lenmesine imkan sağlar; ama teolojik dünya imgesinin temel il- 11 KARANLIK RUHUN ARKEOLOJİSİ: İÇİMİZDEKİ KÖTÜLÜK kelerine kuşku düşürmeyecek bir yaklaşımdır bu. Edmund Burke Philosophical Enquiry into the Origin of our Ideas of the Sublime and Beautiful'da [Yüce ve Güzel Kavramlarımızın Kaynağı Hakkında Felsefi Bir Soruşturma] (1756) kötülüğe "belirsizlik"
1000Kitap

Yavuz Tellioğlu

, bir kitabı okumaya başladı
LİBİDO KAVRAMI VE KÖTÜNÜN MEDENİLEŞTİRİLMESİ
LİBİDO KAVRAMI VE KÖTÜNÜN MEDENİLEŞTİRİLMESİ (JONES, REIK, JUNG) Freud'un makalesi -açıkça belirtmiş olmasa da- Ernest Jones'un Der Alptraum in seiner Beziehung zu gewissen Formen des mittelalter­ lichen Aberglaubens [Ortaçağ Boşinancırun Belli Biçimleriyle İlişki­ si Bakımından Kabus Görme] (1912) adlı yazısıyla bağlantılıdır. Yayımlanmasından kısa süre sonra Almancaya da çevrilen bu küçük kitap, Freud'un Totem ve Tabu'su ile C. G. Jung'un Symbo­ le der Wandlung'unun [Dönüşümün Sembolleri] yanı sıra kültür tarihine yönelik ilk psikanalitik araştırmalardan biridir. Jones çalışmasında Freud'un yukarıda değinmiş olduğumuz, Şeytan'ı "bilinçdışındaki bastırılmış dürtüsel yaşamın kişileştirilmesin­ den ibaret" sayan Charakter und Analerotik (1908) başlıklı yazısın­ dan yola çıkmışbr.234 Dürtü ekonomisinin Şeytan mitolojisindeki somut bileşenlerini araştırarak Freud'un hipotezini derinleştir­ mek gerektiğini savunur. Giriş bölümünde Şeytan inancının tari­ hinin "kesintisiz kaygının tarihi" olduğunu söyler.235 Söz konusu kaygı "bastırılmış arzulara ilişkin iki kategorinin yansıtılması" olarak yorumlanır. Bunlar babayı taklit ehne ve babayla savaşma arzularıdır.236 Bu tür bir çift amaçlılık ise babanın hem arzu hem de nefret nesnesinin bedenleşmesi ya da oğlun hem arzu hem de 89 AYDINLANMA VE PSİKOLOJİ nefret öznesinin bedenleşmesi olduğu şeklinde ifade edilebilir. Böylece, Jones'a göre hepsi de aynı ödipal çabşma durumunu simgeleyen dört anlam varyasyonu elde edilmektedir (öncelikle bir baba-oğul ilişkisi söz konusudur ve buna "tekabül eden dişil ödipal durum" belli benzerlikler taşısa da, Jones tarafından pek neden gösterilmeden "daha önemsiz" sayılmaktadır).237 Şeytan hayranlık duyulan babanın bir projeksiyonu olabilir; bu rolü üstlendiğinde cinsel iktidar sahibi, güçlü
1000Kitap
ŞEYTAN PSİ KANALİZ DE (FREUD) Mitler, masallar ve efsanelerdeki simgelerin bilinçdışını araşhr­ ma bakımından zengin malzeme sağladığı, psikanalizin görece erken saptamalarından biridir.176 l913'te Otto Rank, bu alandaki yön verici bir makalesinde şöyle demektedir: "Psikanaliz yönte­ miyle mitlerin araşhnlması, mitin temelinde yatan fantezilerin bilinçdışına özgü olan, ama doğal süreçler ve başka çarpıtma­ larla kurulan ilişkiler sonucunda tanınmaz hale gelmiş anlam­ larını açığa çıkarma görevini üstlenrniştir."177 Psikanaliz daha 1900'den sonraki ilk yıllarda, mitler ve masalların yanı sıra bü­ yücülük, okültizm ve gizemci uygulamalar gibi kültür tarihinde yer alan diğer konularla da ilgilenmiştir. Cadılar toplantısı ve Şeytan'a tapma ayinleri gibi sembolik törenlere özel bir ilgi du­ yulmuştur. Bunlar iğrenç, sapkın, delice ve ürkütücü unsurlarla Hıristiyan ibadet tarzının karşıh bir dünya sunan uygulamalar­ dır. Erken Yeniçağ'da henüz kuruluş aşamasında olan böyle bir bilimin bakışını cadı avının ve Şeytan'la ilişkili davaların tarihine de yöneltmiş olması rastlanh sayılamaz. Bilinçdışını incelemenin sadece bireysel deneyimler alanıyla sınırlı tutulamayacağı fark edilmişti; araşhrmaların kolektif arkaik korkular sistemini de - bilinçdışıyla bağlanhlı nedensellik ilkesi üzerinden- kapsaması gerekiyordu. Freud Ocak 1897'de, kendini analizinin en hararet- 75 AYDINLANMA VE PSiKOLOJi li safhasında Wilhelm FlieB'e şöyle yazmışh: "Kendime Malleus Maleficarum'u [Cadı Çekici] sipariş ettim. Çocuk felçlerinde arhk son nokta konduğuna göre, var gücümle bu konuyu araştıraca­ ğım. Şeytanın öyküsü, halk ağzında kullanılan küfürleri, çocuk şarkıları ve alışkınlıkları hep anlam kazanıyor benim için."178 Vi­ yanalı yayıma Hugo Heller'in bir sorusu üzerine Freud 1907'de Johann
1000Kitap